1299 yılında Söğüt ve Domaniç civarlarında kurulan Osmanlı Beyliği 1453'de Yükselme Dönemine 1699'da Duraklama 1792 Gerileme Dönemi ve 1923'e kadar süren Yıkılma Dönemi olmak üzere 4 kısımdan oluşuyor. Konumuzla alakalı olan dönem ise 1699 Duraklama dönemiyle 1923 Yıkılma dönemine kadar geçen süredir.
Tarihçilerin özellikle üzerinden durduğu en önemli mesele Tımar Sistemidir. Bizimde konumuzun ağırlık merkezi bu olacak. Tımar Sistemi nedir diyecek olursak. Osmanlıda hanedan üyelerine önemli paşalara ve devlet yetkililerine belli bir toprak verilirdi. Bu toprağın büyüklüğü mevkiiye göre değişmekteydi. Görevi düşük olana az yüksek olana büyük topraklar verilirdi. Bu topraklar karşılığında buradaki Paşalar Devlete asker yetiştirirdi. Eğer padişah bir sefere çıkacaksa güzergahındaki Paşalara haber salınır ve hepsi İstanbuldan çıkan orduya katılırdı. Buda devleti büyük bir yükten kurtarıyordu. Çünkü bu paşalar en az 1000 askerden başlayıp toprağına göre 10'e kadar asker yetiştirmekteydi. Buda devletin asker işiyle uğraşmamasını sağlıyordu. Zamanla bu sistem bozularak topraklar yabancılara tımar edilmeye başlanmıştı. Devlet artık hali hazırda bir ordu bulamıyordu ve mevcut ordusuda Yeniçeriler ve Kapıkulu askerlerinden oluştuğu için bu askerlerden Yeniçeri ocakları her yüzyıl devlete sorun çıkartmıştır. Yükselme Döneminden tutunda 2. Mahmut tarafından ortadan kaldırılıncaya kadar kanbur gibi yaşamıştır. Bu ocak 2. Mahmut zamanında kanlı bir şekilde ortadan kaldırılmıştır. Binlerce yeniçeri gece yarısı Padişah tarafından hazırlanan özel ordu ile topçu ateşine tutulmuştur. Uykuda yakalanan yeniçeriler büyük bir hezeyana uğrayarak tarihten silinmiştir. Burada Osmanlı'nın en büyük hatası gerek içerden gerek dışardan yaşadığı sorunlar nedeniyle Orduyla ilgilenmemesidir. Her zaman böyle süreceğini zannedip önem vermemesi. Özellikle cahil avrupaya kapalı fikirlere sahip insanların Paşa olması ve yeniliklere kendilerini ve devleti kapatması Avrupanın ise tam tersi Osmanlıdan öğrendiği bilgileri geliştirerek daha güçlü silahlar yapması ve Osmanlı'nın bunların karşısında seyirci kalması bu sonu getirmiştir. Osmanlı senelerce emri altında yaşayan Avrupa'nın hiçbirşey yapamayacağını zannetmesi en büyük yıkımı olmuştur. Zamanında Avrupa'nın en güçlü ordularını kendini geliştirerek yıkdığını unutan Osmanlı aynı sonun kendisini beklediğini tamamiyle unutmuştu. Günümüzde Askerlik Devlete bağlı bir kurum olarak işlemektedir. Yetkileri görevleri Başbakan tarafından belirlenmektedir ve devletin sunduğu olanaklar dışında hiçbir hak ve yetkiye sahip değildir. Bu Osmanlıdan gelen bir durum olup aynı sorun ilerde yaşanmasın diye sınırlandırılmıştır. Artık Devlet kendi ordusunu kendi yetiştirerek, silah techizatlarını geliştirerek Avrupaya ayak uydurarak güçlendirmiştir. Avrupaya kapalı bir devlet olmak yerine Mustafa Kemal Atatürk'ün de dediği gibi Garbın teknolojisini almalıyız kültürünü değil sözüyle cehaletin ne kadar kötü olduğunu bizim avrupa'nın kültürüne değil teknolojisine ihtiyacımız olduğunu göstermiştir.
Kanuni Sultan Süleymanın Meşhur sözü;
Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi. sözüyle yazımı tamamlıyorum. Devlet sıhhatı için hiçbir zaman hiç kimseye muhtaç olmamalıdır.
Osmanlı'nın Yıkılış Sebeplerinden Tımar Sistemi
Started by siirlerefendisi, 12 / 07 / 11 16:48
No replies to this topic
#1
Gönderim tarihi: 12 / Temmuz / 2011 / Salı - 16:48
Similar Topics
![]() |
Osmanlıca Öğreniyorum Görsel Eğitim Seti (24 Cd)Started by camkinoz_61, 05/22/12 |
|
|
|
![]() |
Osmanlı Türkçesi Dersi Eğitim VideolarıStarted by irfan7563, 05/18/12 |
|
|
|
![]() |
Çelik: Rejimi değil sistemi tartışıyoruzStarted by User44, 05/13/12 |
|
|
|
![]() |
Bozdağ: Başkanlık sistemi müzakere edilmeliStarted by User44, 05/07/12 |
|
|
|
![]() |
"Sistemi devam ettirmeliyiz"Started by mobildepo, 04/15/12 |
|
|
3 Kullanıcı bu konuyu okuyor
0 üye, 3 ziyaretçi, 0 gizli üye
















