IPB Style© Fisana

İçeriğe atla

  • Facebook ile giriş yap Twitter ile giriş yap OpenID ile giriş yap Windows Live ile giriş yap Log In with Google      Giriş Yap   
  • Kayıt Olun





   

Android Uygulamaları iPhone & iPad Uygulamaları Teknoloji Haberleri Android Oyunları Link Ekle Link Ekle
- - - - -

Malcolm X


No replies to this topic

#1 Muttaki

  • Mobildepocu
  • 77 Mesaj sayısı:
  • YerSakarya

Gönderim tarihi: 05 / Ocak / 2010 / Salı - 16:23

Malcolm X



Gönderilen Resim



Malcolm X 19 Mayıs 1925 yılında Amerika’nın Nebraska eyaletinin Omaha şehrinde doğar. 6 yaşındayken babası beyaz ırkçı örgütlerden biri tarafından öldürülür. Malcolm, annesi ona hamileyken ona yapılan saldırılardan biriyle ilgili şöyle der; “Annem bana hamileyken, daha sonra anlattığına göre, kukuletalı bir grup Ku Klux Klan elemanı evimize saldırdılar. iftelerini ve tüfeklerini ateşleyerek, babamın dışarı çıkması için bağırdılar.” Birkaç yıl sonra annesi kocasının ölümü yüzünden ruhsal bir çöküntü yaşar ve akıl hastanesine yatırılır. Malcolm ve kardeşleri birbirlerinden ayrı olarak yetimhanelere gönderilir.

Malcolm Little çok zeki bir öğrenci olmasına rağmen sevdiği bir öğretmeninin onun avukat olma hayallerinin zenci olduğu için mümkün olmayacağını söylemesi üzerine okula olan ilgisini kaybetti. 15 yaşında okulunu yarım bıraktı. O da “beyaz adam”ın batılı olmayan biz Müslümanlara, Asyalılara ve siyahlara yerleştirdiği “kültür alinasyonu”nun etkisi altında kalmıştı ve beyazlara daha çok benzemek için saçlarını düzleştiriyor, beyazlar gibi giyiniyor, onlar gibi yaşıyordu. Harlem sokaklarının yolunu öğrenirken, Malcolm hırsızlık, uyuşturucu madde ve fuhuşla tanındı. 20 yaşında ev soymaktan suçlu bulundu ve 27 yaşına kadar hapishanede kaldı. Hapishanede Nation Of Islam’ın  (İslam Ulusu) üyesi olan Reginald ile tanıştı ve Müslüman oldu. Hapishanedeyken kendi kendini eğitmeye çalıştı. Nation Of Islam’ın lideri olan Elijah Muhammed’in öğretilerini okumaya başladı. “Beyaz” kelimesinin her zaman güzel olan anlamına ve “Siyah” kelimesinin karanlık, pis anlamına gelmesinin onu şaşırtması ya da bu “garip”liğin farkına varması üzerine sözlük okumaya, bütün kelimelerin anlamlarını öğrenmeye başladı. 1952 yılında şartlı tahliye edildi. Tamamen değişmiş bir insandı artık.

Gönderilen Resim



“Little” soyadı kölelere verilen bir soyadıydı ve o bunu kabullenmeyip matematikte bilinmeyeni temsil eden “X” soyadını aldı. Artık içki içmiyor, uyuşturucuyla ilgilenmiyordu. Yaptıkları bütün zulümlerden sonra, siyahlara diğer yanaklarını çevirmeyi öğreten “beyaz adam”ın tuzaklarına düşmüyordu artık. Müthiş bir konuşmacı olan Malcolm X, Elijah Muhammed tarafından Nation Of Islam’ın vaizi olarak atandı. 400 yıl boyunca siyahlara karşı yapılan bu zulme siyahların artık dur demesi gerektiği düşüncesini kürsülerde, televizyonlarda, gazetelerde yaymaya çalışıyordu. Siyahların ikinci sınıf insan muamelesi görmesine karşın o “Siz siyahsınız! Siyahsınız ve güzelsiniz!” diyordu. Siyahların Amerikalı olmadıklarını, burada doğmalarının onları Amerikalı yapmayacağını söylüyor, siyahların Afrika’ya yani kendi özlerine dönmeleri gerektiğini savunuyordu. Zencilere renkli diye hitap edenlere de şu cevabı veriyordu: “Doğduğumda siyahtım, büyüdüğümde yine siyahım, soğukta kaldığımda yine siyahım, güneşte kaldığımda yine siyahım, hasta olduğumda yine siyahım, öldüğümde yine siyahım. Ya siz… Doğduğunuzda pembesiniz, büyüdüğünüzde beyaz oluyorsunuz, soğukta kaldığınızda mavi oluyorsunuz, güneşte kaldığınızda kırmızı oluyorsunuz, hastalandığınızda yeşil oluyorsunuz, öldüğünüzde de mor oluyorsunuz. Ve bana renkli demeye cüret edebiliyorsunuz…” Beyazların şeytan olduklarını ve “Saygıdeğer Elijah Muhammed”in Allah’ın habercisi olduğunu anlattı ve buna inandı.

Gönderilen Resim



Malcolm’u çevreleyen kalabalıklar ve ihtilaf, medyanın ilgisini çekti. Amerika’daki siyah ırkçılığı hakkında düşündükleri ve anlattıkları onun medyada da büyümesini sağladı. Siyah ırkçılığıyla ilgili diğer en ağır basan görüş bir Hıristiyan olan Martin Luther King’in görüşüydü. “Beyazların ve siyahların kardeşçe yaşadığı bir rüyam var…” sözü Amerikalılar tarafından bilinen bir sözüdür. Martin Luther King’in bunu söylemesi üzerine Malcolm X, “Benim de bir rüyam var!” demişti: “Küçük bir beyaz çocuk ile küçük bir siyah çocuğun birlikte barış içinde oturduğu bir rüyam var. Bir rüyam var; bu küçük beyaz çocuk küçük siyah çocuğun lolipopunu çalıyor ve karşısında kahkahalar atıyor. Tıpkı beyaz adamın 400 yıl boyunca siyah adamdan çaldığı, onu küçük düşürdüğü ve ona çirkin sözler söylediği gibi. Ve bu küçük siyah çocuk ağlıyor, tıpkı bütün siyah erkek ve kadınların beyaz adamın zulmü yüzünden ağladığı ve ağlıyor olduğu gibi. Fakat arkadaşlar, rüyam burada bitmiyor. Kardeşler, bir rüyam var; bu küçük siyah çocuk ayağa kalkıyor ve sağlam, büyük bir sopa buluyor. Ve bir rüyam var; küçük beyaz çocuğun oturduğu, ona ait olmayan lolipopu yaladığı yere dönüyor. Bir rüyam var; küçük siyah çocuk küçük beyaz çocuğu yaramazlık yapan üvey çocukmuş gibi ağlamaktan gözleri akana kadar dövüyor. min...”. İnancından aldığı cesaretle hiç korkmadan sürekli bir yerleri suçluyordu. Liderlik özelliği, inancı ve dili, örgütün üye sayısının 1952’de 500’den, 1963’te 30000’e ulaşmasında büyük rol oynamıştı.

Gönderilen Resim



14 Ocak 1958 yılında Betty X ile evlendi ve Nation Of Islam’daki çalışmalarına devam etti. Ancak 1963 yılında Malcolm X, her konuşmasında “saygıdeğer” diye nitelendirdiği Elijah Muhammed’in örgüt içerisinden 6 kadınla gizlice ilişkiye girdiğini, bu ilişkilerden çocuklarının da olduğunu öğrendi. Oysa o Nation Of Islam’a katıldığından beri katı bir şekilde Elijah Muhammed’in öğretilerine bağlı kalmıştı. Malcolm, Elijah Muhammed’in, ilişkilerini ve gayrimeşru çocuklarını örtbas etme isteğini reddetti. Bulunduğu örgüte katılmalarına neden olduğu kitleler için de suçluluk duyuyordu Malcolm X. Nation Of Islam’da kaldığı yıllar boyunca her an canını rahatça feda edebileceği bir insanın aslında bir sahtekr olduğunu öğrenmesi onu derinden yaralamıştı. 12 Mart 1964 yılında, Malcolm kendi örgütünü kurmak üzere Nation Of Islam’dan ayrıldı: “Bir şeyin uykusunda ve birisinin kontrolü altında kalmış bir adam gibi hissediyorum. şu anda düşündüklerimin ve söylediklerimin kendim için olduğunu hissediyorum. nceleri, düşündüklerim ve söylediklerim başkasının öğütleriydi ve başkası içindi, şimdi kendi aklımla düşünüyorum.”

Gönderilen Resim



Aynı yıl Malcolm X, imknı olan her Müslüman’ın ömründe en az bir kere yapması gereken Hacc yolculuğu için Mekke’ye gitti. Hacc, onun “beyaz adam”la ilgili bütün ırkçı düşüncelerini değiştirmişti.

Gönderilen Resim



Hacc sırasında Malcolm X karısına yazdığı mektubunda şöyle der: “Burada, kutsal şehir Mekke’de geçen 11 gün boyunca, gözleri mavi, saçları sarı ve derisi beyazdan daha beyaz Müslüman dostlarla aynı kaptan yemek yedim, aynı tastan su içtim ve aynı tanrıya dua ettim. Ve beyaz Müslümanların kelimelerinde, hareketlerinde ve davranışlarında, Nijeryalı, Sudanlı ve Ganalı siyah Afrikalı Müslümanlar arasındayken hissettiğim içtenliğin aynısını hissettim. Hepimiz kardeşiz. ünkü Müslümanların Allah’ın birliğine olan inançları akıllarından, davranışlarından ve tavırlarından “beyaz” kelimesini siliyor.

Gönderilen Resim



Bu kutsal topraklardaki her saat Amerika'da olanları ruhani açıdan daha iyi anlamamı sağlıyor. Amerika zencisi ırkçı düşmanlığı için asla suçlanamaz. 400 yıllık baskıya ve soykırıma tepki gösteriyor. Ama Amerika'daki ırklar bu intihar yolundan elbet çıkacak. Genç kuşağın duvardaki yazıyı göreceğine inanıyorum. Ve çoğu doğrunun ruhani yoluna dönmek isteyecek. Bu, ırkçılığın bizi getirdiği noktadan kurtulmak için tek yolumuz. Daha önce hapisteyken gerçek gelip beni kör etmişti. Ama yine oldu. Geçmişte tüm beyaz insanları aynı kefeye koydum. Bu genellemeler bunu hak etmeyen bazı beyaz insanların zararına oldu. Yaşadığım bu ruhani yeniden doğuşun sonucu olarak bu kutsal yolda, kutsal Mekke şehrinde, artık beyazları aynı kefeye koymamak gerektiğini düşünüyorum. Artık suçu kanıtlanmamış olan insanları incitmemek için çok dikkatli olacağım. Ben ırkçı değilim, ırkçılıkla ilgili hiçbir yolla alakam yok. Tüm dürüstlüğüm ve içtenliğimle özgürlük, adalet ve eşitlik dışında bir şey istemediğim söylenebilir. Yaşam tüm insanlar için özgürlük ve mutluluk demektir. En büyük endişem ait olduğum grupla ilgili. Biz de diğer birçokları gibi en temel haklarımızdan yoksunuz. Ama İslam'ın gerçek uygulamasının tüm Amerikalıların kalplerindeki ve ruhlarındaki ırkçılığı söndürebileceğine inanıyorum. Ve eğer ışık getirirken ölürsem, bu hastalığı yok edecek anlamlı bir gerçeği ortaya çıkarmışsam, o zaman tüm şükranlarım Allah'a, tüm dünyaların efendisine.”

Gönderilen Resim



Daha sonra Malcolm X ülkesine, Amerika’ya geri döndü. Artık bütün kurum ve kuruluşlarla birlikte çalışmaya hazır olduğunu ve Amerika’daki ırk sorununa birlikte bir çözüm bulunması gerektiğini söylüyordu. 14 şubat 1965’de Malcolm, Betty ve 4 kızlarının yaşadığı New York, East Elmhurst’teki evleri bombalandı. Ama Malcolm ailesi fiziki yara almadan kurtuldu. Bir hafta sonra Malcolm’un CIA’den olduğunu ima ettiği düşmanları acımasız teşebbüslerinde başarılı oldular. 21 şubat 1965’de Manhattan Audubon Salonu’ndaki bir konuşma toplantısında “Selamunaleyküm!” dedikten sonra, üç tetikçi Malcolm sahnedeyken saldırdılar. nce Malcolm’un kalbinden vurdular ve daha sonra yakın mesafeden 15 kere ateş ettiler. Ve Malcolm şehid oldu.







Similar Topics

Similar topic not found



2 Kullanıcı bu konuyu okuyor

0 üye, 2 ziyaretçi, 0 gizli üye

Google Sitemap Generator
Link Ekle Link Ekle Link Ekle Link Ekle Link Ekle Link Ekle Link Ekle