IPB Style© Fisana

─░├žeri─če atla

  • Facebook ile giri┼č yap Twitter ile giri┼č yap OpenID ile giri┼č yap Windows Live ile giri┼č yap Log In with Google      Giri┼č Yap   
  • Kay─▒t Olun





   

Android Uygulamalar─▒ iPhone & iPad Uygulamalar─▒ Teknoloji Haberleri Android Oyunlar─▒ Link Ekle Link Ekle
- - - - -

HZ. OSMAN


No replies to this topic

#1 ErHaNG├╝L

  • Mobildepocu
  • 1.812 Mesaj say─▒s─▒:
  • YerGebze

G├Ânderim tarihi: 12 / May─▒s / 2009 / Sal─▒ - 23:46

OSMAN B. AFF┬N (r.a)

Osman b. AffÔn b. Ebil-As b. ▄meyye b. Abdi'┼č-┼čems b. Abdi Menaf el-Kure┼čţ el-Emevţ; Ra┼čid Halifelerin ├╝├ž├╝nc├╝s├╝. ▄meyyeo─čullar─▒ ailesine mensup olup, nesebi be┼činci ceddi olan Abdi Menaf'ta Resulullah (s.a.s) ile birle┼čmektedir. Fil olay─▒ndan alt─▒ sene sonra Mekke'de do─čmu┼čtur. Annesi, Erva binti K├╝reyz b. Rebia b. Habib b. Abdi ┼čems'tir. B├╝y├╝kannesi ise Resulullah (s.a.s)'─▒n halas─▒ Abd├╝lmuttalib'in k─▒z─▒ Beyda'd─▒r. K├╝nyesi, "Ebű Abdullah't─▒r. Ona, "Ebu Amr" ve "Ebu Leyla" da denilirdi (─░bnul-Hacer el-AskalÔnţ, el-─░sabe fi Temyţzi's-Sahabe, Ba─čdat t.y., II, 462; ─░bn├╝l Esţr, ▄sd├╝l-đÔbe, III, 584-585; Celaleddin Suyűtţ, TÔrihul-HulefÔ, Beyrut 1986, 165).

Resulullah (s.a.s) risaletle g├Ârevlendirildi─činde Osman (r.a) otuz d├Ârt ya┼člar─▒ndayd─▒. O, ilk iman edenler aras─▒ndad─▒r. Ebű Bekir (r.a), g├╝vendi─či kimseleri ─░slÔma davette yo─čun gayret g├Âstermekteydi. Onun bu ├žal─▒┼čmalar─▒ neticesinde, Abdurrahman b. Avf, Sa'd b. Ebi Vakkas, Z├╝beyr b. AvvÔm, Talha b. Ubeydullah ve Osman b. AffÔn iman etmi┼člerdi. Hz. Osman, cahiliyye d├Âneminde de Hz. Ebű Bekir'in samimi bir arkada┼č─▒ idi (Siretu ─░bn ─░shak, ─░stanbul 1981,121; ▄sd├╝'l-GÔbe, ayn─▒ yer; Askalanţ, ayn─▒ yer).

Hz. Osman, iman etti─či zaman bunu duyan amcas─▒ Hakem b. Ebil-┬s onu s─▒k─▒ca ba─člayarak hapsetmi┼č ve eski dinine d├Ânmezse asla serbest b─▒rakmayaca─č─▒n─▒ s├Âylemi┼čti. Hz. Osman (r.a) ebediyyen dininden d├Ânmeyece─čini s├Âyleyince, kararl─▒l─▒─č─▒n─▒ g├Âren amcas─▒ onu serbest b─▒rakm─▒┼čt─▒ (Suyűtţ, 168). Pe┼činden o, Resulullah (s.a.s)'─▒n k─▒z─▒ Rukayye ile evlenmi┼čti. Baz─▒ tarih├žiler bu evlili─čin Peygamber'in risaletle g├Ârevlendirilmesinden ├Ânce oldu─čunu kaydederler (Suyűtţ, a.g.e., 165).

Mekkeli m├╝┼čriklerin iman edenlere y├Ânelttikleri bask─▒ ve i┼čkenceler yo─čunla┼č─▒p ├žekilmez bir hal al─▒nca, Resulullah (s.a.s), ashab─▒na Habe┼čistan'a hicret etmeleri tavsiyesinde bulunmu┼čtu. Hz. Osman'─▒n Habe┼čistan'a ilk hicret edenler aras─▒nda oldu─ču hakk─▒nda kaynaklar ittifak halindedirler. ─░bn Hacer bir├žok sahabiye dayand─▒rarak Hz. Osman'─▒n, e┼či Rukayye ile birlikte Habe┼čistan'a hicret eden ilk kimse oldu─čunu kaydetmektedir (─░bn Hacer, ayn─▒ yer). Mekkelilerin iman ettiklerine dair yanl─▒┼č bir haberin Habe┼čistan'a ula┼čmas─▒yla birlikte muhacirlerden bir b├Âl├╝m├╝ Mekke'ye geri d├Ânm├╝┼čt├╝. Hz. Osman da geri d├Ânenler aras─▒ndayd─▒. Ancak onlar kendilerine ula┼čan haberin as─▒ls─▒z oldu─čuna ┼čahit olduklar─▒nda tekrar Habe┼čistana gitmek i├žin yola ├ž─▒kt─▒lar. Hz. Osman, hareket etmeden ├Ânce Resulullah (s.a.s)'e ┼č├Âyle demi┼čti: "Ya Resulullah! Bir defa hicret ettik. Bu Neca┼či'ye ikinci hicretimiz oluyor. Ancak siz bizimle de─čilsiniz". Resulullah (s.a.s) ona; "Siz Allah'a ve bana hicret edenlersiniz. Bu iki hicretin tamam─▒ sizindir" kar┼č─▒l─▒─č─▒n─▒ vermi┼čti. Bunun ├╝zerine o; "Bu bize yeter ya Resulullah" dedi (─░bn Sa'd, Tabakat├╝l-K├╝bra, Beyrut t.y., I, 207).

Hz. Osman (r.a), ikinci olarak hicret etti─či Habe┼čistan'da bir m├╝ddet kald─▒ktan sonra Mekke'ye geri d├Ând├╝. Resulullah (s.a.s), Medine'ye hicret etmekle emrolundu─čunda, Hz. Osman di─čer m├╝sl├╝manlarla birlikte Medine'ye hicret etti. O, Medine'ye ula┼čt─▒─č─▒ zaman Hassan b. Sabit'in karde┼či Evs b. Sabit'e konuk olmu┼čtu. Bundan dolay─▒ Hassan, onu ├žok severdi (─░bn├╝l-Esţr, ▄sd├╝l-GÔbe, 585; ─░bn Sa'd, a.g.e., 55-56).

Bir yahudinin m├╝lkiyetinde olan Rume kuyusunu yirmi bin dirheme sat─▒n alarak b├╝t├╝n m├╝sl├╝manlar─▒n istifadesine sunmu┼čtu. Bu kuyunun m├╝sl├╝manlar i├žin ne kadar ├Ânemli oldu─ču Resulullah (s.a.s)'in ┼ču s├Âz├╝nden anla┼č─▒lmaktad─▒r: "Rume kuyusunu kim a├žarsa, ona Cennet vard─▒r" (Buharţ, Fezailu'l-Ashab, 47).

Hz. Osman, han─▒m─▒ Rukayye a─č─▒r hasta oldu─ču i├žin, Resulullah (s.a.s)'in izniyle Bedir sava┼č─▒ndan geri kalm─▒┼čt─▒. Rukayye ordu Bedir'de bulundu─ču esnada vefat etmi┼č, m├╝sl├╝manlar─▒n zaferinin m├╝jdesi Medine'ye ula┼čt─▒─č─▒ g├╝n topra─ča verilmi┼čti. Fiili olarak Bedir'de bulunmam─▒┼č olmakla birlikte Resulullah (s.a.s) onu Bedir'e kat─▒lanlardan saym─▒┼č ve ganimetten ona da pay ay─▒rm─▒┼čt─▒ (▄sd├╝l-GÔbe, III, 586; Suyutţ, a.g.e., 165; H.─░.Hasan, Tarihu'l-─░slÔm, I, 256).

Hz. Osman Bedir sava┼č─▒ hari├ž, m├╝┼čriklerle ve ─░slÔm d├╝┼čmanlar─▒yla yap─▒lan b├╝t├╝n sava┼člara kat─▒lm─▒┼čt─▒r.

Rukayye'nin vefat edi┼činden sonra Resulullah (s.a.s), Hz. Osman'─▒ di─čer k─▒z─▒ ▄mm├╝ G├╝ls├╝m ile evlendirdi. Hicretin dokuzuncu y─▒l─▒nda ▄mm├╝ G├╝ls├╝m vefat etti─činde Resulullah (s.a.s) ┼č├Âyle buyurmu┼čtu: "E─čer k─▒rk tane k─▒z─▒m olsayd─▒ birbiri pe┼činden hi├ž bir tane kalmayana kadar onlar─▒ Osman'la evlendirirdim" ve yine Hz. Osman'a "▄├ž├╝nc├╝ bir k─▒z─▒m olsayd─▒ muhakkak ki seninle evlendirirdim" demi┼čti (▄sd├╝l-GÔbe, ayn─▒ yer). Resulullah (s.a.s)'in iki k─▒z─▒yla evlenmi┼č oldu─ču i├žin iki nűr sahibi anlam─▒nda, "Zi'n-Nureyn" lakab─▒yla an─▒l─▒r olmu┼čtur. Zat├╝'r-Rika ve Gatafan seferlerinde Resulullah (s.a.s), onu Medine'de yerine vekil b─▒rakm─▒┼čt─▒r (Suyuti, a.g.e., 165).

Hz. Osman'─▒n Habe┼čistan'a hicreti esnas─▒nda Hz. Rukayye'den do─čan Abdullah ad─▒ndaki o─člu, Medine'ye hicretin d├Ârd├╝nc├╝ y─▒l─▒nda bir horozun y├╝z├╝n├╝ g├Âz├╝n├╝ t─▒rmalamas─▒ sonucunda hastalanarak vefat etti. Abdullah, vefat etti─činde alt─▒ ya┼č─▒nda idi (─░bn Sa'd, a.g.e., III, 53, 54).

Hicretin alt─▒nc─▒ y─▒l─▒nda m├╝sl├╝manlar, Umre yapmak i├žin Mekke'ye hareket ettiklerinde, Hz. Osman da onlar─▒n aras─▒ndayd─▒. Ancak, putperest Mekke y├Ânetimi, m├╝sl├╝manlar─▒ Mekke'ye sokmama karar─▒ alm─▒┼čt─▒. Bunun ├╝zerine Hudeybiye'de karargah kuran Resulullah (s.a.s), m├╝┼čriklerle diyalog kurarak, maksatlar─▒n─▒n yaln─▒zca umre yapmak oldu─čunu onlara bildirmek istiyordu. Resulullah (s.a.s), bu i┼č i├žin Hz. Ímer'i g├Ârevlendirmek istemi┼č, ancak Hz. Ímer, bir tak─▒m ge├žerli sebepler ileri s├╝rerek Hz. Osman'─▒n daha uygun oldu─čunu s├Âylemi┼čti. Bunun ├╝zerine Resulullah (s.a.s), el├žilik g├Ârevini Hz. Osman'a verdi. Daha ├Ânce el├ži g├Ânderilen H─▒ra┼č b. Umeyye el-Ka'bţ'yi Mekkeliler ├Âld├╝rmek istemi┼člerdi (─░bn Sa'd, a.g.e., II, 96). M├╝┼čriklerin h─▒r├ž─▒n davran─▒┼člar─▒ b├Âyle bir el├žili─či tehlikeli bir hale sokuyordu. Resulullah (s.a.s), Hz. Osman (r.a)'a ┼č├Âyle dedi: "Git ve Kurey┼č'e haber ver ki, biz buraya hi├ž kimse ile sava┼čmaya gelmedik. Sadece ┼ču Beyt'i ziyaret ve onun haremli─čine sayg─▒ g├Âstermek i├žin geldik ve getirdi─čimiz kurbanl─▒k develeri kesip d├Ânece─čiz ". Hz. Osman (r.a), Mekke'ye gidip, m├╝┼čriklere bu hususlar─▒ bildirdi. Ancak onlar; "Bu asla olmaz. Mekke'ye giremezsiniz" kar┼č─▒l─▒─č─▒n─▒ verdiler. Onlar─▒n red cevab─▒ ─░slÔm kÔrargah─▒na Osman (r.a)'─▒n ├Âld├╝r├╝ld├╝─č├╝ ┼čeklinde ula┼čt─▒. Onun d├Ân├╝┼č├╝n├╝n gecikmesi bu haberi destekler nitelikteydi. Bunun ├╝zerine Resulullah (s.a.s), yan─▒ndaki b├╝t├╝n m├╝sl├╝manlar─▒, ├Âlmek pahas─▒na m├╝┼čriklerle ├žarp─▒┼čmak ├╝zere, bey'ata ├ža─č─▒rd─▒. Bey'atu'r-R─▒dvan ad─▒yla tarihe ge├žen bu bey'atla┼čmada Resulullah (s.a.s) sol elini sa─č elinin ├╝zerine koyarak, "Osman Allah'─▒n ve Resul├╝n├╝n i┼či i├žin gitmi┼čtir" dedi ve onun ad─▒na da bey'at etti. M├╝┼črikler bu durumdan korkuya kap─▒ld─▒klar─▒ i├žin anla┼čma yolunu tercih etmi┼člerdi (─░bn Sa'd, II, 96, 97).

Hz. Osman, bu arada Mekke'deki g├╝├žs├╝z m├╝sl├╝manlarla g├Âr├╝┼čm├╝┼č ve onlar─▒ ─░slÔm'─▒n yak─▒nda ger├žekle┼čecek olan fethiyle teselli etmi┼čti (As─▒m K├Âksal, ─░slÔm Tarihi, VI, 177).

M├╝┼črikler, Osman (r.a)'a isterse KÔ'be'yi tavaf edebilece─čini bildirmi┼čler, ancak o, Resulullah (s.a.s) tavaf etmeden, kendisinin de tavaf etmeyece─či cevab─▒n─▒ vermi┼čti. Hudeybiye'de bulunan sahabiler ise Resulullaha: "Osman Beytullah'a kavu┼čtu, onu tavaf etti; ne mutlu ona" dediklerinde Resulullah (s.a.s); "Beytullah'─▒ biz tavaf etmedik├že, Osman da tavaf etmez buyurmu┼čtur" (Vakidţ'den naklen, A. K├Âksal, a.g.e., 178-179).

Hz. Osman, Medine d├Ânemi boyunca s├╝rekli Resulullah (s.a.s) ile birlikte olmaya gayret g├Âsterdi. Ashab─▒n en zenginlerinden biri olmas─▒, onun ─░slÔma ve m├╝sl├╝manlara herkesten ├žok maddi yard─▒mda bulunmas─▒n─▒ sa─člad─▒. Bilhassa kÔfirler ├╝zerine sefere ├ž─▒kan ordular─▒n techiz edilmesinde a┼č─▒r─▒ derecede c├Âmert davrand─▒─č─▒ g├Âr├╝lmektedir. Tarih├žiler onun Cey┼č'ul-Usra diye adland─▒r─▒lan Teb├╝k seferine ├ž─▒kacak ordunun techiz edilmesine yapt─▒─č─▒ katk─▒y─▒ ├Âvg├╝yle zikretmektedirler. O, bu ordunun yakla┼č─▒k ├╝├žte birini tek ba┼č─▒na techiz etmi┼čtir. Asker say─▒s─▒n─▒n otuz bin ki┼či oldu─ču g├Âz ├Ân├╝ne al─▒n─▒rsa bu mebla─č─▒n b├╝y├╝kl├╝─č├╝ rahat├ža anla┼č─▒l─▒r. Yapt─▒─č─▒ yard─▒m─▒n d├Âk├╝m├╝ ┼č├Âyledir: Gerekli tak─▒mlar─▒yla birlikte dokuz y├╝z elli deve ve y├╝z at, bunlar─▒n s├╝varilerinin te├žhizat─▒, on bin dinar nakit para (A. K├Âksal, IX,162). Onun bu davran─▒┼č─▒ndan ├žok memnun olan Resulullah (s.a.s); "Ey Allah'─▒m! Ben Osman'dan raz─▒y─▒m. Sen de raz─▒ ol" (─░bn Hi┼čam, Sţre, IV,161) diyerek duada bulunmu┼č ve; Bundan sonra Osman'a i┼čledikleri i├žin bir sorumluluk yoktur" (Suyűtţ, a.g.e.,169) demi┼čtir.

Hz. Osman, Veda Hacc─▒ esnas─▒nda da Resulullah (s.a.s)'in yan─▒ndayd─▒. Resulullah (s.a.s) m├╝sl├╝manlar─▒ ilgilendiren bir ├žok meselede Osman (r.a)'─▒n yard─▒m─▒na m├╝racaat etmi┼čtir (H.─░.Hasan, a.g.e., I, 256).

Hz. Ebű Bekir (r.a) halife se├žilince Osman (r.a) ona bey'at etti. Ebű Bekir (r.a) halifeli─či boyunca ├╝mmetin i┼člerini idarede onunla isti┼čarede bulundu. Ebű Bekir (r.a)'─▒n vefat─▒ndan ├Ânce yazd─▒rd─▒─č─▒ Hz. Ímer'in Halife atanmas─▒na dair belgeyi Osman (r.a) kaleme alm─▒┼čt─▒r. Hz. Ebű Bekir, Osman (r.a)'─▒n yazd─▒klar─▒n─▒ ona tekrar okutturduktan sonra m├╝h├╝rletmi┼čti. Osman (r.a), yan─▒nda Ímer (r.a) ve yan─▒nda Useyd ─░bn Saţd el-Kurazţ oldu─ču halde d─▒┼čar─▒ ├ž─▒km─▒┼č ve oradakilere "Bu ka─č─▒tta ad─▒ yaz─▒lan kimseye bey'at ediyor musunuz" diye sormu┼čtu. Onlar da "evet" diyerek bunu kabul etmi┼člerdi (─░bn Sad a.g.e., III, 200).

Halifeli─či

Hz. Ímer (r.a), yaralan─▒nca, hilÔfete ge├žecek kimsenin tayin edilmesi i├žin alt─▒ ki┼čiden olu┼čan bir ┼čura olu┼čturmu┼čtu. Bunlar Hz. Ali, Osman, Sa'd ─░bn Ebi Vakkas, Abdurrahman b. Avf, Zubeyr ─░bn Avvam ve Talha ─░bn Ubeydullah (r.anhum) idiler. Yap─▒lan g├Âr├╝┼čmeler neticesinde, ┼čura ├╝yelerinden d├Ârd├╝ feragat edince g├Âr├╝┼čmeler Hz. Osman'la Hz. Ali ├╝zerinde devam etti. ┼čura ba┼čkan─▒ Abdurrahman ─░bn Avf, geni┼č bir kamu oyu yoklamas─▒ yapt─▒ktan sonra m├╝sl├╝manlar─▒n bu iki ki┼čiden birisinin halife se├žilmesi ├╝zerinde mutab─▒k olduklar─▒n─▒ g├Ârd├╝. Hz. Ali (r.a)'i ├ža─č─▒rarak ona; Allah'─▒n Kitab─▒, Resul├╝n├╝n S├╝nneti ve Ebű Bekir ve Ímer'in uygulamalar─▒na tabi olarak hareket edip etmeyece─čini sordu. O, Allah'─▒n Kitab─▒ ve Resul├╝n├╝n S├╝nnetine tam olarak uyaca─č─▒, ancak bunun d─▒┼č─▒nda kendi i├žtihad─▒na g├Âre davranaca─č─▒ cevab─▒n─▒ verdi. Ayn─▒ soruyu Osman (r.a)'a y├Âneltti─činde o, bunu kabul etmi┼čti. Bunun ├╝zerine Abdurrahman ─░bn Avf, Osman (r.a)'─▒ halife atad─▒─č─▒n─▒ ilan ederek ona bey'at etti (Suyuti, a.g.e.,171, 172; ─░bn Hacer, a.g.e., 463; H.─░.Hasan, a.g.e., I, 258, 261). Hz. Osman'a ikinci olarak bey'at eden kimse Hz. Ali (r.a) olmu┼čtur. Pe┼činden de b├╝t├╝n m├╝sl├╝manlar ona bey'at ettiler (─░bn Sa'd, a.g.e., III, 62). Osman (r.a)'─▒n hilÔfete ge├ži┼či Hicri yirmi ├╝├ž senesi Zilhicce ay─▒n─▒n sonlar─▒nda olmu┼čtur.

Osman (r.a), devlet idaresini devrald─▒─č─▒ zaman ─░slÔm fetihleri h─▒zl─▒ bir ┼čekilde devam ediyordu. Hz. Ímer (r.a) devrinde Suriye, Filistin, M─▒s─▒r ve ─░ran, ─░slÔm topraklar─▒na kat─▒lm─▒┼čt─▒. Hz. Ímer (r.a)'─▒n g├╝├žl├╝ idaresi, fethedilen b├Âlgelerde otorite ve d├╝zenin sa─člam bir ┼čekilde yerle┼čmesini sa─člam─▒┼čt─▒.

Hz. Osman (r.a), ─░slÔm tebli─činin girmi┼č oldu─ču yay─▒lma s├╝recini ayn─▒ h─▒zla devam ettirmeye ├žal─▒┼čt─▒. O, Ermenistan, Kuzey Afrika ve K─▒br─▒s'─▒ fethetmi┼č, ─░ran'daki ayaklanmalar─▒ bast─▒rarak merkezţ y├Ânetimin n├╝fuzunu yeniden tesis etmi┼čtir.

Hz. Osman (r.a), hilÔfeti devrald─▒─č─▒ zaman idari kadrolarda yava┼č yava┼č baz─▒ de─či┼čiklikler yapma yoluna gitti. Ancak, Ímer (r.a)'in vasiyetine uyarak bir sene m├╝ddetle onun valilerini yerlerinde b─▒rakt─▒. ─░lk ├Ânce K├╝fe valisi Mu─čire b. ┼ču'be'yi azlederek yerine Sa'd b. Ebi Vakkas'─▒ atad─▒. Sa'd, Osman (r.a)'─▒n y├Ânetime ge├žtikten sonra atad─▒─č─▒ ilk validir (─░bn├╝l-Esir el-Kamil fţ't-Tarih, Beyrut 1979, III, 79).

M─▒s─▒rl─▒larca sevilen bir kimse olan Amr b. el-As'─▒n M─▒s─▒r valili─činden al─▒nmas─▒ ve yerine, Abdullah b. Sa'd b. Ebi Serh'in tayin edilmesi baz─▒ kar─▒┼č─▒kl─▒klar─▒n ├ž─▒kmas─▒na sebep olmu┼čtu. ─░skenderiye halk─▒ Bizans ─░mparatoru Heraklious'a mektup yazarak kendilerini m├╝sl├╝manlar─▒n elinden kurtarmas─▒n─▒ istediler. Ayr─▒ca, m├╝sl├╝manlar─▒n kar┼č─▒ koyacak kadar askerlerinin olmad─▒─č─▒n─▒ da bildirdiler. Bunun ├╝zerine Bizans ─░mparatoru, Manuel komutas─▒nda kalabal─▒k bir orduyu ─░skenderiye'ye g├Ânderip buray─▒ i┼čgal etti. Bizansl─▒lardan ├žekinen K─▒pti halk, Hz. Osman'dan duruma m├╝dahale etmesini istedi─činde o, Amr b. el-As'─▒ M─▒s─▒r'a geri g├Ânderdi. Amr, yapt─▒─č─▒ sava┼čta, Manuel'i ├Âld├╝rerek d├╝┼čman─▒ b├╝y├╝k bir yenilgiye u─čratt─▒ ve ─░skenderiye ┼čehrini ├ževreleyen sur'u y─▒kt─▒ (Hicrţ 25) (─░bnul-Esir, a.g.e., III, 81; H.─░.Hasan, a.g.e.; I, 264). Ayn─▒ y─▒l i├žerisinde anla┼čmalar─▒n─▒ bozan Rey ├╝zerine, Sa'd b. Ebi Vakkas bir sefer d├╝zenlemi┼č; ayr─▒ca, Deylem ├╝zerine y├╝r├╝m├╝┼čt├╝r.

Sa'd b. Ebi Vakkas, Beyt├╝l-Malden bor├ž olarak ald─▒─č─▒ paray─▒ geri ├Âdemekte s─▒k─▒┼č─▒nca Osman (r.a), onu azlederek yerine anne bir karde┼či Velid b. Ukbe'yi K├╝fe valili─čine getirdi (─░bnul-Fsir a.g.e., III, 82). Velid, be┼č sene K├╝fe valili─činde bulunmu┼čtur. Velid, bir sabah, namaz─▒ sarho┼č oldu─čundan dolay─▒ d├Ârt rekat k─▒ld─▒rm─▒┼čt─▒. Hat─▒rlat─▒lmas─▒ ├╝zerine "sizin i├žin artt─▒r─▒yorum" demi┼čti. Bunu duyan Hz. Osman, ona tazir cezas─▒ vererek bunun uygulanmas─▒n─▒ Hz. Ali'den istemi┼čti. Hz. Ali de Abdullah b. Cafer'e onu k─▒rba├žlatt─▒rm─▒┼čt─▒. Bu olay ├╝zerine Hz. Osman onu azlederek yerine Saţd b. el-As b. Umeyye'yi atad─▒ (─░bnul-Esir, a.g.e., III, 107). Suyűtţ, Hz. Osman'─▒n, ilk olarak Velid'i, Sa'd'─▒n yerine vali yapmas─▒ y├╝z├╝nden k─▒nand─▒─č─▒n─▒ s├Âylemektedir (Suyutţ, 172).

Velid, K├╝fe valisi olunca, Azerbaycan komutan─▒ Utbe b. Ferkat'─▒ g├Ârevinden ald─▒. Bunun ├╝zerine Azerbeycan halk─▒ isyan ettiler. Velid, Azerbeycan ├╝zerine y├╝r├╝yerek buray─▒ itaat alt─▒na ald─▒ktan sonra Ermenistan (Tiflis) taraf─▒na y├Âneldi ve andla┼čmalar yaparak ganimetlerle geri d├Ând├╝ (H. 25).

Bu arada Bizansla yap─▒lan m├╝cadele devam etmekteydi. Muaviye, Antalya ve Tarsus taraflar─▒na ak─▒nlar d├╝zenliyordu. Íte taraftan, Amr b. el-As'a Kuzey Afrika'y─▒ ele ge├žirmek i├žin emirler g├Ânderen Osman (r.a), Sicistan Valisi, Abdullah b. Amr'a Kabil'e y├╝r├╝mesi talimat─▒n─▒ veriyordu (─░bnul Esir, a.g.e., III, 87). Hicri yirmi alt─▒da, Mescid-i Haram'─▒n geni┼čletilmesi ├žal─▒┼čmalar─▒na tan─▒k olunmaktad─▒r. Mescid-i Haram'─▒n ├ževresindeki arsalar sat─▒n al─▒narak geni┼č bir alan elde edilmi┼čti.

Hz. Osman (r.a), Hicri yirmi yedinci y─▒lda M─▒s─▒r Valisi Amr b. el-As'─▒ azlederek yerine Abdullah ─░bn Sa'd b. Ebi Serh'i getirdi. O, Kuzey Afrika'n─▒n fethinin tamamlanmas─▒ d├╝┼č├╝ncesindeydi. Bunun i├žin Osman (r.a), Ashab─▒n ileri gelenleriyle isti┼čare ettikten sonra, ona izin verdi ve i├žinde ├žok say─▒da sahabinin de bulundu─ču bir orduyu takviye olarak ona g├Ânderdi (H.─░. Hasan, a.g.e., I, 265). Abdullah b. Nafi b. Abdulkays ve Abdullah b. Nafi b. Husayn komutas─▒ndaki kuvvetler, ─░bn Ebi Serh ile birle┼čerek M─▒s─▒r'dan bat─▒ya do─čru harekete ge├žtiler. Trablus'tan Tanca'ya kadar olan b├Âlgenin hakimi ve Bizans ─░mparatorunun valisi, ─░slam ordusunun topraklar─▒na do─čru ilerledi─či haberini al─▒nca, yirmi bini s├╝vari olmak ├╝zere, y├╝z bin ki┼čilik bir ordu haz─▒rlayarak tedbirler ald─▒. Krall─▒k merkezi olan Subaytala'ya yirmi d├Ârt saatlik bir mesafede iki ordu kar┼č─▒ kar┼č─▒ya geldi. ─░bn Ebi Serh'in, m├╝sl├╝man olmak veya cizyeyi kabul etmek teklifi reddedilince ├žat─▒┼čma ba┼člad─▒. Bu arada, ordunun Medine ile olan haberle┼čmesi kesilmi┼čti. Hz. Osman ba─člant─▒ kurabilmek i├žin Abdullah ─░bn Z├╝beyr'i bir askeri birlikle Afrika'ya g├Ânderdi. G├╝nlerce s├╝ren sava┼č, Abdullah ─░bn Z├╝beyr'in ├Ânerdi─či taktikle k─▒sa zamanda b├╝y├╝k bir zaferle sonu├žland─▒. M├╝sl├╝manlar─▒n eline ge├žen ganimet olduk├ža b├╝y├╝kt├╝. S├╝varilere ├╝├žer bin dinar ve yayalara ise biner dinar hisse d├╝┼čm├╝┼čt├╝ (─░bn├╝l-Esir, a.g.e., III, 88-90; H.─░.Hasen, a.g.e., I, 265-266).

─░slÔm ordular─▒n─▒n ├Ân├╝ndeki bu engel kald─▒r─▒ld─▒ktan sonra Hz. Osman, Abdullah b. Nafţ b. Husayn ve Abdullah b. Nafi b. Abdulkays'a hi├ž vakit kaybetmeden Cebelu't-Tar─▒k'─▒ ge├žerek Endel├╝s'e girmeleri emrini verdi. Hz. Osman'─▒n, ordunun Endel├╝s'e ge├ži┼čini istemesi, ─░stanbul'un bat─▒ y├Ân├╝nden s─▒k─▒┼čt─▒r─▒larak fethinin kolayla┼čt─▒r─▒lmas─▒ d├╝┼č├╝ncesinden kaynaklan─▒yordu. O, komutanlar─▒na ┼č├Âyle diyordu: "─░stanbul ancak Endel├╝s taraf─▒ndan fethedilebilir. E─čer oray─▒ fethederseniz, ─░stanbul'u fethedenlerin ecrine ortak olacaks─▒n─▒z" (─░bn├╝l-Esir, a.g.e., III, 93; Ayr─▒ca bk. Muhammed Hamidullah, Fethul-Endel├╝s (─░spanya) fi Hilafeti Seyyidina Osman sene 27 li'l-Hicre, ─░.▄. Ed. Fak. ─░slam Tetkikleri Enstit├╝s├╝ Dergisi, ─░stanbul 1978, VII, 221-225). B├Âylece Hz. Osman zaman─▒nda, Kuzey Afrikadaki fetihler tamamlanm─▒┼č, ─░slÔm'─▒n kar┼č─▒s─▒ndaki en b├╝y├╝k g├╝├ž olan Bizans'─▒n bat─▒dan s─▒k─▒┼čt─▒r─▒lmas─▒ planlar─▒ uygulamaya konulmu┼čtur.

Íte taraftan Muaviye b. Ebi S├╝fyan, Osman (r.a)'dan izin alarak, Suriye sahillerinde olu┼čturdu─ču donanma ile Akdenize a├ž─▒lm─▒┼č ve m├╝sl├╝manlar denizlerde de Bizans'a kar┼č─▒ varl─▒k g├Âstermeye ba┼člam─▒┼člard─▒. Muaviye daha ├Ânce bu i┼č i├žin Hz. Ímer'e m├╝racaat etmi┼čti. Ancak Ímer (r.a), o an m├╝sl├╝manlar─▒n maslahat─▒ bunu gerekli k─▒lmad─▒─č─▒ i├žin izin vermemi┼čti. Daha sonra ┼čartlar bu i┼č i├žin elveri┼čli hale geldi─činden dolay─▒ Hz. Osman donanma in┼čas─▒n─▒n l├╝zumuna kanaat getirmi┼čti. Muaviye, donanmas─▒yla denize a├ž─▒larak, K─▒br─▒s Adas─▒na ├ž─▒kt─▒. Abdullah b. Sa'd M─▒s─▒r'dan onun yard─▒m─▒na gitti. K─▒br─▒s, y─▒ll─▒k yedi bin dinar cizye ile ─░slÔm hakimiyetini tan─▒mak zorunda kald─▒ (Hicrţ 28). Bu miktar onlar─▒n Bizans ─░mparatoruna ├Âdedi─či mebla─čd─▒r (─░bn├╝l-Esir, a.g.e., III, 96).

Hz. Osman, Kufe Valisi Ebu Musa el-E┼č'arţ'yi g├Ârevinden alarak yerine Abdullah b. Amir el-Kureyz'i atad─▒ (H. 29). Abdullah, Osman (r.a)'─▒n day─▒s─▒n─▒n o─čludur. Ebu Musa'y─▒ azletmesinin sebebi Kűfe halk─▒n─▒n ondan ┼čikayet├ži olmalar─▒ ve bunu Hz. Osman (r.a)'a bildirmeleridir (─░bn├╝l-Esţr, a.g.e., III, 99-100).

Hz. Osman, Mescid-i Nebi'nin geni┼čletilmesine ihtiya├ž duyarak, onu s├╝sl├╝ ta┼člarla yeniden in┼ča etti. Ta┼č s├╝tunlar dikerek tavan─▒n─▒ sac (bir cins a─ča├ž) ile kapatt─▒. Uzunlu─čunu y├╝z altm─▒┼č, geni┼čli─čini de y├╝z elli zira'a ├ž─▒kartt─▒ (Suyűtţ, 173).

Hicri otuz y─▒l─▒nda Sa'id b. el-As'─▒n Taberistan'a h├╝cum etti─či g├Âr├╝l├╝r. Bu b├Âlgede gazalarda bulunan Sa'id, bir ├žok ┼čehri fethetti. Horasan, Tus, Serahs, Merv, Beyhak bunlardan baz─▒lar─▒d─▒r.

Bu y─▒l i├žerisinde Hz. Osman, de─či┼čik eyaletlerde, Kur'an-─▒ Kerim'in okunmas─▒ ├╝zerine ortaya ├ž─▒kan ihtilaflar─▒ ortadan kald─▒rmak i├žin ├žal─▒┼čmalar ba┼člatt─▒. Kur'an-─▒ Kerim ilk olarak Hz. Ebű Bekir zaman─▒nda tedvin edilmi┼čti. Zeyd b. Sabit'in ba┼čkanl─▒─č─▒nda yap─▒lan bu ├žal─▒┼čmada, Kur'an-─▒ Kerim bir kitap haline getirilmi┼čti. Bu ilk mushaf, Ebű Bekir (r.a)'dan sonra Ímer (r.a)'a ge├žmi┼č, onun ┼čehadetinden sonra da Hafsa (r.anh)'n─▒n elinde kalm─▒┼čt─▒.

Azerbeycan sefer esnas─▒nda ordu i├žerisinde k─▒raat konusunda bir ihtilaf─▒n ├ž─▒kmas─▒, ordu komutan─▒ Huzeyfe b. Yeman'─▒ endi┼čelendirmi┼č ve Halife'den, m├╝sl├╝manlar─▒n emin bir ┼čekilde okuyabilecekleri bir mushaf─▒n ├žo─čalt─▒lmas─▒n─▒ istemi┼čti. Hafsa (r.anh)'─▒n yan─▒nda bulunan mushaf getirilerek ├žo─čalt─▒ld─▒ ve b├╝t├╝n eyaletlere da─č─▒t─▒ld─▒. Bunun d─▒┼č─▒nda kalan n├╝shalar─▒n tamam─▒ toplat─▒larak imha edildi. Bu durum kar┼č─▒s─▒nda Ashab─▒n hayatta olanlar─▒ olduk├ža rahatlam─▒┼člard─▒ (─░bn├╝l-Esţr a.g.e., III,111-112; H.─░. Nasen, a.g.e., I, 510-513).

Hz. Osman, Resulullah (s.a.s)'a ait olan; Hz. Ebű Bekir ve Hz. Ímer'den sonra kendisine intikal eden m├╝hr├╝ Medine'deki Arţs kuyusuna d├╝┼č├╝rd├╝. Onu bulacak olana b├╝y├╝k miktarda para vadinde bulunmu┼č, ancak b├╝t├╝n aramalara ra─čmen bu m├╝h├╝r bulunamay─▒nca Osman (r.a) b├╝y├╝k bir ├╝z├╝nt├╝ye kap─▒lm─▒┼čt─▒. Ondan ├╝midini kesince hemen bir m├╝h├╝r yapt─▒rd─▒. ┼čehid edilene kadar parma─č─▒nda kalan bu m├╝hr├╝n kimin eline ge├žti─či tesbit edilememi┼čtir (─░bn├╝l-Esir, III, 133). Bu olay hilÔfetinin alt─▒nc─▒ y─▒l─▒nda meydana gelmi┼čtir.

─░slam fetihlerinin s├╝reklili─či ve elde edilen ganimetlerle insanlar─▒n zenginle┼čmeleri, refah seviyesini olduk├ža y├╝kseltmi┼čti. Bu durum, tabii olarak, ─░slÔma uygun olmayan birtak─▒m davran─▒┼č bi├žimlerinin de ortaya ├ž─▒kmas─▒na sebep olmu┼čtu. Resulullah (s.a.s)'─▒n yan─▒nda yeti┼čen ve bu geli┼čmeleri endi┼čeyle takip eden sahabiler, bu endi┼čelerini yer yer ortaya koymaktayd─▒lar. Bunlardan birisi de, z├╝hd ve takvas─▒yla tan─▒nan ve maddi varl─▒klardan muhta├ž kimselerin yeterince istifade ettirilmedi─čine inanan Ebu Zerr el-Gifarţ (r.a)'d─▒r. O, ┼čam'da, Muaviye'nin uygulamalar─▒na kar┼č─▒ ├ž─▒kt─▒─č─▒ ve d├╝┼č├╝ncelerini s├Âylemekte ─▒srarl─▒ davrand─▒─č─▒ i├žin Medine'ye ├ža─č─▒r─▒ld─▒. Ebu Zerr, Medine'ye geldi─činde g├Âr├╝┼člerini Hz. Osman'a tekrarlam─▒┼čt─▒. Bunun ard─▒ndan, Halife'den izin isteyerek, Medine'ye yak─▒n bir yer olan Rebeze'ye gidip yerle┼čmi┼čti (a.g.e., III, 115; bk. Ebu Zerr el-GifÔrţ Mad.).

Bizans'a kar┼č─▒ kazan─▒lan en parlak ve kesin zaferlerden birisi hi├ž ┼č├╝phesiz ki Latu's-SevÔrţ deniz sava┼č─▒d─▒r. Abdullah b. Sa'd'─▒n komutas─▒ndaki ─░slÔm donanmas─▒, ─░skenderiye a├ž─▒klar─▒nda Bizans ─░mparatoru Konstantin komutas─▒ndaki b├╝y├╝k donanmayla kar┼č─▒ kar┼č─▒ya geldi. Bizansl─▒lar─▒n gemi say─▒s─▒ hakk─▒nda verilen bilgiler, be┼č y├╝z ile sekiz y├╝z rakam─▒ aras─▒nda de─či┼čmektedir. ─░slÔm donanmas─▒n─▒n sahip oldu─ču gemi say─▒s─▒ ise ikiy├╝z civar─▒ndayd─▒. Yap─▒lan sava┼čta Bizansl─▒lar b├╝y├╝k bir bozguna u─črat─▒ld─▒. Konstantin, Sicilya'ya s─▒─č─▒nmak zorunda kalan (─░bn├╝l-Esir, a.g.e., III,117-118; H.─░. Hasan, I, 266-267). Bu zaferden sonra Bizans, m├╝sl├╝manlara kar┼č─▒ olan deniz ├╝st├╝nl├╝─č├╝n├╝ kaybetmi┼č, ─░slam donanmas─▒n─▒n ─░stanbul sular─▒na kadar ├Ân├╝ne ├ž─▒kacak bir g├╝├ž kalmam─▒┼čt─▒.

Fitnenin ortaya ├ž─▒k─▒┼č─▒ ve ┼čehadeti:

Hz. Osman on iki sene hilÔfet makam─▒nda kalm─▒┼čt─▒r. Bunun ilk alt─▒ senesi huzur ve g├╝ven i├žerisinde ge├žmi┼č ve hi├ž kimse y├Ânetimin uygulamalar─▒ndan ┼čikayet├ži olmam─▒┼čt─▒r. Kurey┼č, onu Hz. Ímerden daha ├žok sevmi┼čti. ă├╝nk├╝ Hz. Ímer onlara kar┼č─▒ ┼čeriat─▒ uygulamada m├╝samahas─▒z ve sertti. Hz. Osman ise yarat─▒l─▒┼č─▒ndaki yumu┼čakl─▒k ve ho┼čg├Âr├╝ ile insanlar─▒n serbest├že hareket edebilmelerine imkan sa─člam─▒┼čt─▒. Onun bu yap─▒s─▒ndan istifade eden eyaletlerdeki bir tak─▒m valiler, sorumsuz davran─▒┼člar sergilemeye ba┼člam─▒┼člard─▒. Y├╝kselen ┼čikayetleri ani ve kesin kararlarla kar┼č─▒layamay─▒nca, yava┼č yava┼č bir fitne ve karga┼ča ortam─▒n─▒n olu┼čmas─▒na zemin haz─▒rlanm─▒┼čt─▒.

Endel├╝s'ten Hindistan hudutlar─▒na kadar ├žok geni┼č bir sahay─▒ kaplayan devletin i├žerisinde, ├že┼čitli din ve ─▒rklara mensup zimmi stat├╝s├╝nde topluluklar vard─▒. Bunlar, ma─člup d├╝┼čt├╝kleri ─░slÔm Devleti'ne kar┼č─▒ her f─▒rsat─▒ de─čerlendirerek ba┼č kald─▒r─▒yorlard─▒. Yahudi unsuru ise, ─░slÔm ▄mmeti'ni par├žalay─▒p yok etmek i├žin ─░slam─▒n temel prensiplerini hedef alm─▒┼čt─▒. M├╝sl├╝man oldu─čunu iddia ederek ortaya ├ž─▒kan bir tak─▒m Yahudi as─▒ll─▒ kimseler, zuhur eden huzursuzluklar─▒ k├Âr├╝kleyip fitne alevini her tarafa yaymaya ├žal─▒┼č─▒yorlard─▒. Bunlardan birisi etkili nifak hareketlerinin ortaya ├ž─▒kmas─▒n─▒ sa─člayan ve tam bir komitac─▒ olan Abdullah ─░bn Sebe'dir. ─░bn Sebe Yemenli bir yahudidir. O, samimi kimselerin hakl─▒ ┼čikayetlerini kullanarak insanlar─▒ Hz. Osman'a kar┼č─▒ k─▒┼čk─▒rt─▒yordu. Bir taraftan "ric'at─▒ Muhammed" (Muhammed (s.a.s)'in tekrar d├Ân├╝┼č├╝) d├╝┼č├╝ncesini yaymaya gayret g├Âsterirken, ├Âte taraftan Peygamber'in pe┼činden hilÔfet hakk─▒n─▒n Hz. Ali (r.a)'a ait oldu─čunu ve bunun da Allah taraf─▒ndan belirlenmi┼č bir ger├žekten ba┼čka bir ┼čey olmad─▒─č─▒n─▒ yayarak daha sonra ortaya ├ž─▒kacak ┼čia akidesinin temellerini at─▒yordu. Onun yayd─▒─č─▒ d├╝┼č├╝ncelere g├Âre Ebű Bekir (r.a), Ímer (r.a) ve Osman (r.a), Hz. .Ali (r.a)─▒n hakk─▒n─▒ gasbetmi┼člerdi. O, K├╝fe, Basra ve ┼čamda insanlar─▒ k─▒┼čk─▒rt─▒rken, Ebu Zerr (r.a)in hakl─▒ ├ž─▒k─▒┼člar─▒n─▒ da kendisine malzeme yapmaya u─čra┼č─▒yordu. (─░bn├╝'l Esir, Tarih, III,154; H. ─░. Hasan, age, I, 368-370)

Bir zaman sonra, Muhammed b. Ebţ Bekr ve Muhammed b. Ebţ Huzeyfe de, yapm─▒┼č oldu─ču atamalardan dolay─▒ Hz. Osman'─▒ tenkid etmeye ba┼člad─▒lar (─░bn├╝l-Esţr. a.g.e., III, 118).

Hz. Osman'a yap─▒lan en ├Ânemli su├žlama, onun kendi akrabalar─▒n─▒ valiliklere getirmesi, onlara bolca ihsanlarda bulunmas─▒ ve yolsuzluklar─▒n─▒ denetleyememesidir (Suyűtţ, 174). Hz. Ali (r.a) bu konudaki ┼čikayetlerini ona iletti─činde o, Hz. Ali'ye ┼č├Âyle diyordu: "Mu─čire b. ┼ču'be'yi Ímer'in vali tayin etti─čini bilmez misin?" Hz. Ali: "Biliyorum" deyince o; "O halde neden akrabal─▒─č─▒ ve yak─▒nl─▒─č─▒ndan dolay─▒ onu vali tayin etti─čim ┼čeklinde bir k─▒namada bulunuyorsun?" diye sormu┼čtu. Hz. Ali'nin buna verdi─či cevap ┼čuydu; "Ímer vali atad─▒─č─▒ kimseyi s─▒k─▒ bir ┼čekilde kontrol alt─▒nda tutard─▒. En ufak hatalar─▒n─▒ g├Ârse onlar─▒ sorgular ve en ┼čiddetli ┼čekilde cezaland─▒r─▒rd─▒. Sen ise bunu yapm─▒yorsun" (─░bn├╝l-Esir, a.g.e., III, 152).

Bunun ├╝zerine Hz. Osman, vilayetlerdeki y├Ânetimler hakk─▒nda yap─▒lan dedikodular─▒ ve bunlar─▒n sebeplerini yerinde incelemek ├╝zere m├╝fetti┼čler tayin etti. Muhammed b. Mesleme'yi Kufe'ye; Usame b. Zeyd'i Basra'ya; Abdullah b. Ímer'i ┼čam'a ve Ammar b. Yasir'i de M─▒s─▒r'a g├Ânderdi. Ammar b. Yasir hari├ž, di─čerleri g├Ârevlerini tamamlayarak geri d├Ânm├╝┼člerdi. Osman (r.a) haks─▒zl─▒klar─▒ gidermek, filizlenmeye ba┼člayan ve ├╝mmet i├žin b├╝y├╝k sak─▒ncalara sebep olacak olan fitnenin yat─▒┼čt─▒r─▒lmas─▒ i├žin yo─čun bir gayretin i├žine girmi┼čti.

O, gelen ┼čikayetleri dikkatle inceliyor, ba┼čta Hz. Ali (r.a) olmak ├╝zere Ashab'─▒n ileri gelenleri ile isti┼čarelerde bulunuyordu. Ancak, M─▒s─▒r'dan Medine'ye gelip, Abdullah b. Sa'd b. Ebi Serh'in gayr-─▒ me┼čru uygulamalar─▒n─▒ ┼čikayet eden bir heyetin, d├Ân├╝┼člerinde ─░bn Ebi Serh'in takibat─▒na u─čramalar─▒ ve baz─▒lar─▒n─▒n ├Âld├╝r├╝lmesi, olaylar─▒n t─▒rmanmas─▒na sebep olmu┼čtu. Bunun ├╝zerine M─▒s─▒r'dan alt─▒ y├╝z ki┼čilik bir topluluk Medine'ye gelerek Mescid-i Nebi'de, namaz vakitlerinde Ebi Serh'in i┼člediklerini sahabilere ┼čikayet ediyorlard─▒. Talha ─░bn Ubeydullah, Hz. Ai┼če (r.anha) ve Hz. Ali (r.a), Hz. Osman'a giderek, bu insanlar─▒n hakl─▒ isteklerini yerine getirmesini ve Abdullah b. Sa'd b. Ebi Serh'i azlederek yarg─▒lamas─▒n─▒ istediler. Bunun ├╝zerine Hz. Osman, M─▒s─▒rl─▒lar'a kendileri i├žin vali olarak kimi istediklerini sordu. Onlar, Muhammed b. Ebi Bekr'i istediklerini bildirdiler. Osman (r.a), Muhammed b. Ebi Bekr'i vali tayin etti. O, M─▒s─▒r'dan gelenler ve bir grup sahabi ile birlikte Medine'den yola ├ž─▒kt─▒. Medine'den ├╝├ž g├╝nl├╝k bir uzakl─▒kta yol al─▒rlarken devesini, sanki takip ediliyormu┼č gibi h─▒zl─▒ s├╝rmeye ├žal─▒┼čan bir adam g├Ârd├╝ler. Adam─▒ yakalay─▒p sorgulad─▒klar─▒nda ─░bn Ebi Serh'e bir mesaj─▒ yeti┼čtirmeye ├žal─▒┼čt─▒─č─▒n─▒ anlad─▒lar. Ona kim oldu─ču soruldu─čunda, bazen Osman (r.a)'─▒n, bazan da Mervan b. Hakem'in k├Âlesi oldu─čunu s├Âyl├╝yordu. ▄zerindeki mektubu a├žt─▒klar─▒nda, i├žinde, "Muhammed b. Ebi Bekr ile falanca falanca... Sana ula┼čt─▒klar─▒nda onlar─▒ ├Âld├╝r" yaz─▒ld─▒─č─▒ ve bunun Hz. Osman'─▒n m├╝hr├╝yle m├╝h├╝rlenmi┼č oldu─čunu g├Ârd├╝ler. Derhal Medine'ye geri d├Ân├╝p Hz. Osman'─▒n evini ku┼čatt─▒lar. Hz. Ali, yan─▒na Muhammed ─░bn Mesleme'yi al─▒p Osman (r.a)'─▒n evine gitti. Hz. Ali (r.a) ona, ├╝zerine kendi m├╝hr├╝ bulunan bu mektubu kimin kaleme ald─▒─č─▒n─▒ sordu. Osman (r.a) b├Âyle bir mektup yazmad─▒─č─▒n─▒ ve yaz─▒ld─▒─č─▒ndan da haberi olmad─▒─č─▒n─▒ s├Âyledi. Muhammed de Osman (r.a)'─▒ do─črulam─▒┼č ve bu i┼či d├╝zenleyen kimsenin Mervan oldu─čunu s├Âylemi┼čti. Yaz─▒y─▒ inceledikleri zaman bunun Mervan b. Hakem'e ait oldu─čunu anlad─▒lar. O esnada Osman (r.a)'─▒n evinde bulunmakta olan Mervan'─▒n kendilerine teslim edilmesini istediler. Hz. Osman (r.a) bunu kabul etmedi. ă├╝nk├╝ onu ├Âld├╝receklerinden korkuyordu.

Onun evini ku┼čatan asiler diyalog ├ža─čr─▒lar─▒na cevap vermedikleri gibi, suyunu da kesmi┼člerdi, Hz. Osman'─▒n fitneyi yat─▒┼čt─▒rmak ve haks─▒zl─▒klar─▒ gidermek hususunda asilere yapt─▒─č─▒ nasihatlerin onlar ├╝zerinde hi├ž bir tesiri olmam─▒┼čt─▒. Onlar, Hz. Osman (r.a)'a ┼č├Âyle diyorlard─▒:

"Biz seni hilafetten azledene veya ├Âld├╝rene yahut da bu yolda ├Âlene kadar bu i┼čten vazge├žecek de─čiliz. E─čer sana sahip ├ž─▒kanlar bize engel olmaya kalkarlarsa onlarla sava┼č─▒r─▒z". Hz. Osman onlara, Allah'─▒n ├╝zerine y├╝kledi─či hilafet g├Ârevini asla b─▒rakmayaca─č─▒n─▒ ve ├Âl├╝m├╝n kendisine bundan daha sevimli oldu─čunu bildirmi┼č, ayr─▒ca kendini savunmak i├žin kimseye emir vermedi─čini eklemi┼čti (─░bn├╝l-Esţr, a.g.e., III, 169-170). O, ashaptan, asileri ┼čehirden kovup ├ž─▒karmak i├žin gelen teklifleri reddediyor, onlardan silah kullanmayacaklar─▒na dair kesin s├Âz vermelerini istiyordu.

Bir g├╝n kendisini ku┼čatan asilerin kar┼č─▒s─▒na ├ž─▒k─▒p: "Ali buralarda m─▒? Sa'd buralarda m─▒?" diye sormu┼č, bulunmad─▒klar─▒ cevab─▒n─▒ al─▒nca biraz susmu┼č ve ┼č├Âyle demi┼čti: "Bana su sa─člamas─▒n─▒, Ali'ye bildirecek kimse yok mu?" Bu Hz. Ali'ye ula┼č─▒nca derhal ├╝├ž k─▒rba suyu ona g├Ândermi┼čti. Ali (r.a), asilerin Osman (r.a)'─▒ ├Âld├╝rmek istediklerini ├Â─črenince, b├Âyle bir ┼čeye meydan vermemek i├žin, iki o─člu Hasan ve H├╝seyin'e, k─▒l─▒├žlar─▒n─▒ alarak gidip Osman'─▒n kap─▒s─▒nda beklemelerini ve i├žeri kimseyi sokmamalar─▒n─▒ s├Âylemi┼čti. Abdullah ─░bn Z├╝beyr de onlara kat─▒lm─▒┼č, di─čer bir tak─▒m sahabiler de ├žocuklar─▒n─▒ oraya g├Ândermi┼člerdi. Durum ├žok nazik bir hal alm─▒┼čt─▒. Hz. Osman, ne asilerin haks─▒z taleplerini kabul ediyor, ne de Medine ve di─čer b├Âlgelerden gelen, asileri sava┼čarak Medine'den ├ž─▒karma tekliflerine olumlu cevap veriyordu. O, Peygamber ┼čehri'nde kan d├Âkmek ve fitneyi ilk ba┼člatan kimse olmaktan ├žekindi─či i├žin b├Âyle davran─▒yordu. Hz. ┬i┼če (r.anha)'dan Resulullah (s.a.s)'─▒n ┼č├Âyle s├Âyledi─či rivayet edilmektedir:

"Ya Osman! Belki Allah sana bir g├Âmlek giydirir, m├╝naf─▒klar senden onu ├ž─▒karman─▒ istediklerinde onu, bana kavu┼čuncaya kadar sak─▒n ├ž─▒karma". Hz. Osman, Resulullah (s.a.s)'in bu g├╝nler i├žin kendisine bildirdi─či ┼čeylere uymaya ├žal─▒┼č─▒yordu. O, ┼č├Âyle diyordu: "Resulullah (s.a.s) benimle ahitle┼čmi┼č oldu─ču ┼čey ├╝zerinde sabretmekteyim" (▄sd├╝l-đÔbe, II, 589; Suyűtţ, 170; ─░bn├╝'l-Esţr, III, 175).

Asilerin kendisini ├Âld├╝rmeye kararl─▒ oldu─čunu anlad─▒─č─▒nda, onlar─▒n b├Âyle bir i┼č i┼čleyip katillerden olmalar─▒n─▒ ├Ânlemek i├žin kendilerine bir m├╝sl├╝man─▒n kan─▒n─▒n ancak; zina, kasten adam ├Âld├╝rme ve dinden d├Ânmek ┼čartlar─▒ dahilinde helal oldu─čunu hat─▒rlat─▒yor ve kendisinin bunlardan hi├ž birisiyle itham edilemeyece─čini anlat─▒p duruyordu.
“ALLAH'─▒n en çok sevdi─či kulu, di─čer kullar─▒n─▒n hay─▒r ve iyili─čini en çok isteyendir.”

Hazret-i Muhammed (Aleyhissalatu Vesselam)







Similar Topics




1 Kullan─▒c─▒ bu konuyu okuyor

0 ├╝ye, 1 ziyaret├ži, 0 gizli ├╝ye

Google Sitemap Generator
Link Ekle Link Ekle Link Ekle Link Ekle Link Ekle Link Ekle Link Ekle