IPB Style© Fisana

İçeriğe atla

  • Facebook ile giriş yap Twitter ile giriş yap OpenID ile giriş yap Windows Live ile giriş yap Log In with Google      Giriş Yap   
  • Kayıt Olun





   

Android Uygulamaları iPhone & iPad Uygulamaları Teknoloji Haberleri Android Oyunları Link Ekle Link Ekle
- - - - -

Türkiyede Zonal , Azonal, İntrozonal Topraklar


2 replies to this topic

#1 siirlerefendisi

    Administrator

  • Administrators
  • 9.282 Mesaj sayısı:
  • YerKonya

Gönderim tarihi: 21 / Şubat / 2008 / Perşembe - 12:31

Türkiye’de azonal topraklar



6.1. Allüviyal Topraklar ( Entisol )
6.2. Lithosol Topraklar ( Entisol )
6.3. Regosol Topraklar
6.4. Kolluviyal Topraklar ( Endisol )
6.1. Allüviyal Topraklar ( Entisol )

Türkiye’de tarıma elverişli arazinin 1/7’sini ( 4.100.000 ha ) oluşturur. zel iklim ve bitki örtüsü olmayan allüviyal topraklar, taşıma havzasındaki büyük toprak gruplarının fiziksel, kimyasal ve mineralojik özelliklerini gösterir. Derin yapılı, düz ( % 0-1 ) ve düze yakın ( % 1-3 ) eğimli, genellikle su geçirgenlikleri iyi, verimli ve arazi değeri çok yüksek topraklardır. Türkiye’nin en verimli ovalarını meydana getirirler. Allüviyal toprakların bünyeleri kumludan-killiye kadar değişik olabilir. Deniz kenarına yaklaştıkça tınlı ve killi bünye yapısı gösteren bu topraklarda yukarı havzada kaynağa yaklaştıkça toprak bünyesinin kumluya doğru değiştiği görülür.

lkemizde özellikle deltalarda, taşkın ovalarında, nehir teraslarında ve yan dere ağızlarında küçük veya büyük alanlar halinde rastlanılır. En önemli allüviyal ovalar, Gediz, Büyük Menderes, Küçük Menderes, Seyhan, Ceyhan, Bakırçay, Meriç ve diğer nehir havzaları ile Bafra, arşamba ovaları ile Antalya, Muş ve Iğdır ovalarında rastlanılır. Sulanan arazilerde bu toprakların en önemli sorunu tuzluluk ve alkalilik tehlikesidir. Kontrollü sulama yapılması ve drenaj ihmal edilmemelidir. Erozyon tehlikesi çok az veya hiç yoktur.

6.2. Lithosol Topraklar ( Entisol )

Her türlü iklim koşullarında ve her çeşit ana materyaller üzerinde oluşabilen Lithosol topraklar, azonal topraklar sınıfına dahil edilirler. Oluşumlarında fiziksel parçalanma olayları, kimyasal ayrışma olaylarına göre daha başat durumda olduğundan, toprak yüzeyinde büyük, köseli taş parçaları ve molozlara rastlanır. Organik madde azot ve fosfor bakımından fakirdirler. Reaksiyonları asidik-bazik arasında değişik olabilir. Türkiye’de dağlık, kayalık arazilerde, dik topografyalı bölgelerde görülebilirler. Zirai değerleri çok düşüktür, erozyon aktif haldedir, belirli bir bitki örtüleri yoktur. İklime bağlı olarak bodur çalılar, dikenler veya büyük ağaçlara rastlansa da çoğu yerlerde çıplak kayalık, taşlık arazi durumundadırlar.

6.3. Regosol Topraklar

Azonal topraklar sırasında yer alan regosol topraklar değişik ana materyaller üzerinde değişik iklim koşulları altında oluşmuşlardır. Renkleri kahverengi, gri-kahverengi arasında değişir. Sahil ve göl kumulları, kireçli materyaller, volkanik kökenli atıklar üzerinde ve genellikle kahverengi topraklarla yan yana bulunurlar.
Eğimli arazi üzerini örten regosol topraklarında su erozyonu aktif halde ve şiddetlidir. Türkiye’de hemen her bölgede bulunan regosol toprakları doğal bitki örtüsü altında ve tarıma elverişli olmayan araziler durumundadır. ok azında kuru tarım, tütün ve tarla tarımı yapılabilmektedir.



6.4. Kolluviyal Topraklar ( Endisol )

Kolluviyal topraklar azonal topraklar içerisinde incelenilirler. Topografik duruma bağlı olarak gravitasyon, kayma, heyelan, yüzey akış, donma olayları sonucu taşınıp yığılmış büyük ve köşeli taş parçaları ile karışık toprak materyali karakteristik kolluviyum ana materyalini oluşturur.

Türkiye’nin hemen her bölgesinde rastlanılan bu toprakların özel iklimi, bitki örtüsü, ana materyali ve belirgin bir tabaka oluşumu yoktur. ok yüzeysel, yüzeysel veya orta derecede yüzeysel topraklardır. Bünyeleri kumludan killiye kadar değişir. Kireç kapsamları, reaksiyonları bulundukları bölgenin iklim koşulları ve üzerinde oluştukları ana materyale bağlı olarak değişik değerlerde bulunabilirler.
Kolluviyal topraklar oluşumları nedeniyle allüviyal topraklara çok benzerler. Aralarındaki başlıca farklılıklar şunlardır:

1. Kolluviyaller toprak katları bakımından homojen değildir, alt katları kaba ve orta bünyelidir.
2. Kolluviyal’lerin taş ve çakıllarının kenarları köşeli, allüviyallerde ise yuvarlaktır.
3. Kolluviyal’ler daha eğimli arazilerde bulunurlar ve eğim, materyalin taşınmış olduğu yöne doğru artış gösterir.
4. Belirgin renk özelliklerine sahip değildirler, ait oldukları materyalin renk ve özelliklerini taşırlar.
5. Geçirgenli ve doğal drenajlarının çok iyi olması nedeniyle herhangi bir tuzluluk problemi göstermezler.
6. Taşınmalarında etken faktör yer çekimidir.

Türkiye genelinde kapladıkları alan kesin olarak bilinmemektedir. Eğim faktörüne bağlı olarak su erozyonuna hassas topraklardır. Bulundukları bölgelere göre hububat, tütün, zeytin, bağ, meyve bahçeleri gibi değişik tarımsal kullanım amaçlarına tahsis edildikleri görülür. Doğal bitki örtüleri, kurakçıl ot ve mera örtüsünden, orman örtüsüne kadar değişik olabilir.




#2 siirlerefendisi

    Administrator

  • Administrators
  • 9.282 Mesaj sayısı:
  • YerKonya

Gönderim tarihi: 21 / Şubat / 2008 / Perşembe - 12:33

Tükiye’de bulunan intrazonal topraklar



5.1.Rendzina Topraklar ( Mollisol ):
5.2. Grumsol Topraklar ( Vertisol )
5.3. Kahverengi Orman Toprakları
5.4. Tuzlu ve Alkali Topraklar
5.5 Hidromorfik Aluvial Topraklar (Entisol)
5.6. Bataklık ve Turba Toprakları ( Histosol )

5.1.Rendzina Topraklar ( Mollisol ):

İntrazonal topraklar sırasının kalsimorfik topraklar alt sırasına girerler A/C horizonlu topraklar olup Rendzina’lar siyah veya esmer renkli olabilirler. Podsol kuşağından çöle kadar değişen iklim koşulları altında oluşan Rendzinaların yayıldıkları bölgelerde iklim soğuktan sıcağa hümidden semi arid iklime kadar değişiklik gösterebilir.

Rendzina toprakları; oluşum sebebi ve morfolojik özelliklere göre bazı alt gruplara ayrılır.
1. Proto Rendzina: Henüz olgunlaşmasını tamamlamamış veya erozyonun aktif durumda olduğu yerlerde karbonat ve jips sierozemlerden oluşmuş lithosolik topraklardandır.
2. Orman Rendzina: Bunlar yıkanma olasılığı fazla, nemli bölgelerde orman örüsü altında oluşmuş kalın koyu renkli topraklardır.
3. Mull Rendzina: Organik artıkların parçalanma ve ayrışması sonucunda oluşurlar.
4. Para Rendzina: Bunlar karbonatsız ana materyal veya kurak iklimlerde sert kireç taşları üzerinde oluşmuş, kum ve mil fraksiyonlarında yüksek oranda kuvars içeren topraklardır.
5. Tamgel Rendzina: Ana kayası dolomit olan rendzinalara genellikle dağlık bölgelerde dolomit ana kayası üzerinde olgunlaşmamış humus içeren bir üst katmandan ibaret topraklardır.
6. ernoziyemik Rendzina ( Esmerleşmiş ): stte iyi gelişmiş 25 cm veya daha kalın koyu renkli bir hümik horizon, altta ise sınırları belli ve keskin özellikler taşıyan B horizonuna sahip rendzina topraklarıdır.

Rendzina topraklarının Türkiye’de büyük ölçüde yayıldıkları alanlar, Trakya, Batı Karadeniz, Güney Marmara, Ege ve Akdeniz bölgeleridir. Bulundukları bölgelerde genelde mutedil ile ılık mutedil ve orta derecede yağışlıdır. Yıllık yağış ortalaması 500-750 mm arasındadır. Doğal bitki örtüleri, çayır otları, çalılıklar, bodur meşe, maki ve fundalıklardır. Bazen orman örtüsü altında da bulunabilirler. Yüzeysel ve taşlı topraklar olmaları nedeniyle doğal vegetasyona veya ormana terk edilmesi gerekli topraklardır. Türkiye genelinde kapladıkları alan 650.000 ha civarındadır. Bunun yaklaşık % 20’si tarıma elverişli olup yaklaşık 135.000 ha’sında tütün, buğdaygiller, zeytin, bağ vs. tarımı yapılmaktadır.

5.2. Grumsol Topraklar ( Vertisol )

İntrazonal topraklar sırasının, kalsimorfik topraklar alt sırasına giren bir büyük toprak grubudur. Kahverengi topraklar ile bir arada bulunan bu topraklara en fazla Trakya’da ve Adapazarı’nın bazı kısımlarında rastlanır. Grumsol kelimesi Latince “küçük kabarıntı veya tepecik” anlamına gelir.

Grumusol’lerin en belirgin özellikleri şunlardır;

1. Koyu renkli ve çok kireçlidirler.
2. Yıkanma ve birikme horizonlarından yoksun, kalın fakat zayıf bir şekilde oluşmuş solum katmanına sahiptirler.
3. Profil özellikleri yönünden A/C katmanlı genç topraklardır.
4. Ağır killidirler.
5. Islanınca şişip genişleme, kuruyunca büzülmeleri sonucu, küçük tepecik oluştururlar
6. Kendi kendilerine malçlama özelliğine sahiptirler.

Grumusol toprakların özel iklimi yoktur, yazları kurak geçen her iklim kuşağında bulunabilirler. Yıllık ortalama yağış 500-600 mm, yıllık ortalama sıcaklık ise 12.6-13.80C dir. Tabi vegetasyon örtüsü çayır ve mera otlarıdır. Türkiye genelinde kapladıkları alan 720.000 ha kadardır. Bunun yaklaşık %85’i tarıma elverişlidir. Kuru ziraat ve ay çiçeği tarımı yapılır. Az miktarda bağ,bahçe, fundalık, orman ve mera sahalarına rastlanırsa da genel olarak her tür tarıma elverişli verimli tarım arazilerini oluştururlar.

5.3. Kahverengi Orman Toprakları

Kahverengi Orman genellikle genç fakat çok fazla yeni olmayan arazi yüzeylerini kaplamakta olup oluşumlarının tamamlanması için yeterli zaman geçmiş değildir. Bu nedenle İntrazonal topraklar sınıfının Kalsimorfik topraklar alt sınıfına dahil edilmişlerdir.
Türkiye’de bulunan Kahverengi Orman toprakları, genellikle fazla eğimli araziler üzerinde yüzeysel profil yapılı genç topraklardır. Orta ve Batı Avrupa’nın Zonal toprakları olarak sınıflandırılan Braunerde ( Kahverengi ) topraklara göre daha az olgunlaşmışlardır. Düz ve düze yakın arazilerde, profil özellikleri yönünden Braunerde ( kahverengi ) topraklara benzerler.

Türkiye’deki Kahverengi Orman toprakları, ortalama yıllık yağışı 620-870 mm. arasında, serin mutedilden ılık mutedile kadar değişen nemli bölgelerde, yaprağı döken ağaçlardan kayın ( fagus ), gürgen ( carpinus ) ve bazı meşe ( querqus ) türleri ile yer yer etrafa serpilmiş durumdaki ( conifer ) iğne yapraklı orman vegetasyonu altında, kireçce zengin kil taşları, kalker ve marnlar, mika şistleri ve gnays’a kadar değişik ana materyaller üzerinde oluşurlar.

Türkiye’nin pek çok bölgelerinde, daha çok lokal alanlar halinde bulunurlar. Podsolik topraklara göre daha az yağışlı ve daha ılık iklimlerde teşekkül ettiklerinden, yıkanmaları zayıftır. Türkiye genelinde kapladıkları alan kesin etütleri yapılmadığından kesin bilinmemekle birlikte yaklaşık 9.6milyon ha kadar olduğu kabul edilmektedir.

5.4. Tuzlu ve Alkali Topraklar

Genellikle arid ve semi arid iklim kuşağında oluşan tuzlu ve alkali topraklar Türkiye’ de birçok verimli ovalarda birkaç dekardan binlerce dekara kadar değişen büyüklükte geniş alanları kapsamaktadır. Eriyebilir tuzlar ve değişebilir sodyumun etkisiyle meydana gelen bu topraklar, intrazonal topraklar sırasının Halomorfik topraklar alt sırasında yer alır.
Bunlar;

1. Tuzlu topraklar
2. Tuzlu-alkali topraklar
3. Alkali topraklar

olmak üzere üç büyük toprak grubu halinde incelenirler. Tuzlu ve alkali toprakların oluşumunda iklimin rolü büyüktür. Bölgenin kurak ya da yarı kurak iklim karakterinde olması, diğer bir değişle yağış ve yıkanmanın az, buharlaşmanın fazla olması gereklidir. Bu bölgelerde yıllık yağış toplamının, yıllık sıcaklık ortalamasına oranı 40 veya daha azdır. Böylece sularla denizlere ve okyanuslara taşınamayan tuzlar düz alanlarda toprak suyunun ve yüzey sularının tuz konsantrasyonunu artırır. Nemli iklim bölgelerinde yağış fala olduğundan eriyebilir tuzlar yıkanır ve akarsularla denizlere taşınır. Bu nedenle nehir ağızlarında görülen deltalar hariç nemli iklim bölgelerinde tuzlu topraklara rastlanmaz.

Denize yakın ve denizden kazanılmış alçak alanlarda tuzluluğun sebebi deniz suyudur. Bu tip toprakların bileşimindeki tuzlar, deniz suyundaki tuzların aynısıdır. Toprakların tuzlanmasında bilinçsiz sulama, kötü drenaj ve yüksek taban suyunun etkisi büyüktür. zellikle sulamayla normal toprakların tuzlu ve alkali hale getirilmesi, tuzluluğun en önemli ekonomik yönüdür. Sulu ziraat sistemine geçilmiş bölgelerde çiftçilerin ilave drenaj şebekesini ihmal etmeleri ve dolayısıyla taban suyunun yükseltilmesi, tuzluluğun başlıca sebebi olmaktadır.

Aynı zamanda sulamada kullanılan suların, sulama suyu yönünden kalitelerinin bilinmemesi ve sulu ziraata geçen bölge topraklarında gerekli etütlerin yapılmaması, tuzlu toprakların oluşum ve yayılmalarını hızlandırmaktadır. Sulama ile toprakların tuzlanması şu faktörlere bağlıdır:

1. Sulamada kullanılan suyun kalitesi
2. Her sulamada uygulanan suyun miktarı ve sulama metodu
3. İklim ve yağış özellikleri
4. Toprağın permeabilitesi ve profil karakteristikleri
5. Taban suyu seviyesi
6. Drenaj sisteminin bulunup bulunmaması

izelge 10: Türkiye’de Bulunan Bazı Tuzlu va Alkali Toprakların Yayılma Alanları ve Kapladıkları Sahalar.

I. Ege Bölgesi

a) Gediz ovası Manisa, Turgutlu, Salihli Ovalarını kapsar.
Toplam ova arazisi 99,681
Kötü drenajlı, Tuzlu ve Alkali Topraklar 39.766
Toplam araziye göre Tuzlu ve Alkali Toprakların %’si 39,9
;D Menemen ovası Gediz Havzası’nın Batısında Yer Alan Menemen Ovasının Tamamını Kapsar
Toplam ova arazisi 41,805,9
Kötü drenajlı, Tuzlu ve Alkali Topraklar 33,545,4
Toplam araziye göre Tuzlu ve Alkali Toprakların %’si 14,799,9
c) Büyük menderes havzası Aydın ili ve ilçelerini kapsayan bölümü
Toplam ova arazisi 790.683
Kötü drenajlı, Tuzlu ve Alkali Topraklar 172,301
Toplam araziye göre Tuzlu ve Alkali Toprakların %’si 21,8
d) Büyük menderes havzası Söke ve Koçarlı ovalarını kapsayan bölümü
Toplam ova arazisi 87,998.2
Kötü drenajlı, Tuzlu ve Alkali Topraklar 50,696,7
Toplam araziye göre Tuzlu ve Alkali Toprakların %’si 57,7

II. Akdeniz bölgesi
e) Seyhan havzası Havza arazisinin tamamını kapsar
Toplam ova arazisi 1,845,491
Kötü drenajlı, Tuzlu ve Alkali Topraklar 83,209
Toplam araziye göre Tuzlu ve Alkali Toprakların %’si 4,51
f) Ceyhan havzası Havza arazisinin tamamını kapsar
Toplam ova arazisi 2,065,298
Kötü drenajlı, Tuzlu ve Alkali Topraklar 69,710
Toplam araziye göre Tuzlu ve Alkali Toprakların %’si 3,37
g) Doğu Akdeniz havzası Tarsus ve mersin ovalarını kapsayan bölüm
Toplam ova arazisi 1,965,542
Kötü drenajlı, Tuzlu ve Alkali Topraklar 26,610
Toplam araziye göre Tuzlu ve Alkali Toprakların %’si 1,37

III. İç Anadolu bölgesi
h)Konya havzası
Toplam ova arazisi 1.000.000
Kötü drenajlı, Tuzlu ve Alkali Topraklar 238,000
Toplam araziye göre Tuzlu ve Alkali Toprakların %’si 30,0
i)umra ovası
Toplam ova arazisi 100.000
Kötü drenajlı, Tuzlu ve Alkali Topraklar 30.000
Toplam araziye göre Tuzlu ve Alkali Toprakların %’si 30

Etüt Edilen Toplam Arazi 7.996.408.2
Etüt Edilen Tuzlu ve Alkali Arazilerin Toplamı 725.092.6
Tuzlu ve Alkali Toprakların Toplam Araziye Göre %’si 9,7
Türkiye Toplam Arazi Varlığı 77.798.000
Etüt Edilen Arazinin Türkiye Toplam Arazisine Oranı % 10,27
% 0-2 meylinde sulanabilir, 1.sınıf arazi 5.010.000
Genel Türkiye Arazisine % Oranı 6
Etüt Edilen Tuzlu ve Alkali Alanların % 0-2 Meylindeki Arazilere Oranı 14.47

5.5 Hidromorfik Aluvial Topraklar (Entisol)

İntrazonal topraklar sınıfının Hidromorfik topraklar alt sınıfında yer alırlar. Bu toprakların özel iklimi olmamakla birlikte özel bitkileri mevcuttur. Bu bitkiler ise saz, kamış, ve bataklık bitkileri su seven bitki türleridir.

Türkiye’ nin her tarafında alluviyal topraklarla yan yana veya karışık durumda, yer yer küçük veya büyük sahalar halinde rastlanır. En önemli özellikleri devamlı su tesiri altında olduklarından ıslak olmalarıdır. Bu nedenle genel olarak tarıma elverişli değillerdir. Yer yer işlenerek ziraat yapılabilir. Islaklık çok yüzeysel olan taban suyundan ileri gelir. Yılın büyük bir bölümünde toprak yüzeyi su ile göllenmiş durumdadır. Yazın kurak devrede taban suyu yüzeyden biraz aşağıya düşebilmektedir. Esas olarak çayırlık, sazlık şeklinde görülen bu topraklarda yer yer bataklıklarda bulunabilir.

Kötü drenaj, yüksek taban suyu ve bazen de denize yakın olmanın etkisiyle, hidromorfik allüviyal toprakların, yüksek oranda eriyebilir tuz ve değişebilir sodyum içerdikleri görülür. Türkiye genelinde 2.350.000 ha kadar alan kaplayan hidromorfik allüviyal toprakların 1.500.000 ha’sında tarım yapılmakta ise de fazla su drene edilerek giderilir ve ıslah edilirlerse tamamı yüksek verimlilikte her türlü tarıma elverişli allüviyal topraklara dönüşürler. Genellikle düz ve düze yakın eğimli olan bu arazilerin devamlı tarım yapılamayan %40 kadarı ise mera arazisine tahsis edilmiş bulunmaktadır.

5.6. Bataklık ve Turba Toprakları ( Histosol )

İntrazonal topraklar sınıfının hidromorfik topraklar alt sınıfında incelenen organik topraklardır. Türkiye’nin değişik bölgelerinde eski göl kalıntıları, bataklık araziler ve doğal çıkışı olmayan çukur alanlarda, kalın organik katmanları kapsayan organik topraklar oluşmuştur. Daha çok lokal olarak görülen bu topraklar geniş yayılma alanları kaplamazlar ve bu toprakların oluştuğu araziler devamlı ıslaktır. Yılın büyük bir bölümünde su ile doymuş halde olan bu arazilerde su seven kamış, saz, benzeri hidrofil bitkiler sık ve yüksek bir örtü oluştururlar. Bu örtüden toprağa geçen organik artıklar kalın katlar meydana getirir. Islaklık nedeniyle oksijensiz koşullar altında, organik artıklar tamamen ayrışır, kaybolamaz, ortamda birikir. Havzaya giren akarsuların taşıdığı mil, kil gibi ince toprak materyalinin organik katın üstünü örtmesiyle alt katlarda kalın organik tabakalar oluşabilir.

Artvin-Ardahan arasındaki Yalnız-am dağları arasında,Düz olan yüksek platolarda, orman sınırının üstünde, Uludağ’da, Aband Gölü’nde bu tip topraklara rastlanmıştır.

#3 siirlerefendisi

    Administrator

  • Administrators
  • 9.282 Mesaj sayısı:
  • YerKonya

Gönderim tarihi: 21 / Şubat / 2008 / Perşembe - 12:35

ZONAL TOPRAKLAR


lkemizde drenajı iyi olan düz ve az engebeli,yoğun vejetasyon örtüsü ile kaplı hafif eğimli sahalarda,hüküm süren iklim ve bitki örtüsünün ortak etkileri altında gelişmiş topraklardır. Belli başlı zonal toprak çeşitleri şöyledir.
Zonal Toprak türünden Laterit

1-Kırmızı Renkli Akdeniz (Terra-Rosa) Toprakları: Akdeniz iklim şartlarının hüküm sürdüğü sahalarda kalkerler üzerinde oluşan bu toprakların bünyelerindeki demirin oksitlenmesinden dolayı renkleri kırmızıdır.Yıllık ortalama sıcaklığın 14C'nin üzerinde,yıllık ortalama yağışın 500 mm'den fazla olduğu kızılçamların tahrip edildiği, maki vejetasyonunun hakim olduğu alanlarda gelişme göstermiştir.Organik madde bakımından fazla zengin olmayan bu topraklarda genellikle turunçgil,bağcılık ve zeytin yetiştirilmektedir.

2-Kahverengi Orman Toprakları: lkemizde,orman örtüsü altında gelişme göstermektedir.Bu sahaların eğimli olmasından dolayı,olgun profil yapısı gösteren topraklar değillerdir. Karadeniz bölgesinde,İç Anadolu'da,İç Batı Anadolu'da,Toroslar da gözlenir.

3-Podsolümsü ve Podsol Toprakları: lkemizde, yıllık ortalama yağışın 1000 mm nin çok üstünde olduğu,yıllık ortalama sıcaklığın 8C'nin altında olduğu çok serin-soğuk ortamlarda, kayın,sarıçam,ladin ormanlarının altında gelişmiştir. Görüldüğü sahalar; Karadeniz'de dağların kuzeye bakan yamaçlarında genellikle 1000 m'den yüksek sahalarda,Bursa-Uludağ'da , Yıldız Dağları'nın yüksek kısımlarında bu topraklara rastlanmaktadır.Daha ziyade çürüntülü mull tipinde humus görülür.

4-Sierozemler(öl toprakları): Kuraklığın son derece etkili olduğu İç Anadolu'nun güneyi ,Konya Ovasının doğu kesiminde ve Tuz Gölü'nde görülür Bu sahalarda yıllık ortalama yağış 300 mm nin altında olup,bitki yönünden son derece zayıftır.Organik maddece fakirdir

5-Kahverengi Step Toprakları: lkemizde,yıllık ortalama yağışın 400 mm nin altında olduğu,yıllık ortalama sıcaklığın 8-12C civarında olduğu İç Anadolu bölgesinde,Doğu Anadolu'nun depresyon alanlarında yaygın olarak bulunmaktadır.

6-Kestane ve Kırmızımsı Kestane renkli Topraklar: Yıllık ortalama yağışın 400 mm'nin üzerinde olduğu,yıllık ortalama sıcaklığın 6-10C arasında değiştiği İç Anadolu platolarında Neojen Göl çökelleri üzerinde,Doğu Anadolu'da gelişme göstermiştir.Step çayırları yaygındır.

7-Kireçsiz ve Kahverengi Topraklar: Yağışın daha fazla olduğu kısımlarda görülmektedir.Yıllık yağış ortalaması 400-600 mm arasında seyretmektedir. Step ormanı ve kuru orman altında bilhassa,İç Anadolu'nun kuzey ve doğu kesiminde,İç Batı Anadolu'da gözlenir.

8-Kırmızımsı Kahverengi Topraklar: Yarıkurak iklim şartlarının hüküm sürdüğü Güneydoğu Anadolu bölgesinde çok yaygındır.Topraktaki kırmızımsı renk sıcaklığın fazla ve zayıf ot örtüsünün varlığından kaynaklanır. Kırıkkale, Avanos,Sarımsaklı,Delice, şarkışla-Zara arasında gözlenmektedir.

9-ernezyomlar: lkemizde,Erzurum-Kars arasında 1600/1800-2000m dahilinde yer alan uzun boylu çayır vejetasyonu altında ,yıllık sıcaklığın 3-6C ve yıllık yağışın 500-700 mm arasında değiştiği bazalt ve Neojen platolarında görülmektedir. Mayısta gelişen çayırlar, Ağustos'ta sararmaya yüz tutar.







1 Kullanıcı bu konuyu okuyor

0 üye, 1 ziyaretçi, 0 gizli üye

Google Sitemap Generator
Link Ekle Link Ekle Link Ekle Link Ekle Link Ekle Link Ekle Link Ekle