İçeriğe atla

  • Facebook ile giriÅŸ yap Twitter ile giriÅŸ yap OpenID ile giriÅŸ yap Windows Live ile giriÅŸ yap Log In with Google      GiriÅŸ Yap   
  • Kayıt Olun



- - - - -

AUGUSTE COMTE


No replies to this topic

#1 siirlerefendisi

    Administrator

  • Administrators
  • 6.692 Mesaj sayısı:

Gönderim tarihi: 11 / Aralık / 2007 / Salı - 09:47

Comte, Auguste 1798-1857 yılları arasında yaşamış olan, pozitivizmin kurucusu Fransız filozofu.
Temel eserleri: Course de Philosophie Positive (Pozitif Felsefe Dersleri), Systeme de politique positive (Pozitif Politik sistem).
Kartezyen veya Aydınlanma geleneğinin en önemli temsilcilerinden olan Comte'un temel amacı, toplumun reformdan geçirilmesi, toplumun yeni baştan düzenlenmesi olmuştur. Bu amaç, ona göre, toplumu yöneten yasaların bilgisini, toplumu konu edinen bir bilimi gerektirir. Bu bilim için ise, yeni bir bakış açısına, yeni bir felsefe anlayışına gerek duyulur. Bu nedenle, Comte arzuladığı toplumsal reform ve düzenlemeyi bilimsel temelleri olan bir felsefe, pozitif felsefe ya da pozitivizm üzerine inşa edilmiş olan bir toplum bilimi geliştirerek gerçekleştirebileceğini düşünmüştür. O, pozitivizmi yalnızca yeni bir felsefe anlayışı, bir düşünce tarzı olarak değil, fakat toplum problemi için temelli bir çözüm olarak öne sürmüştür.
Comte'a göre, inançların herkesçe ortak olarak benimsenmediği, düşüncelerdeki anarşinin toplumda anarşiye yol açtığı bir çağda kurtuluşu sağlayacak tek çözüm pozitivizmdir. O, tarihin akışını tersine çevirmenin ve toplumsal birlik ve düzeni, Fransız Devriminden önceki dini ve manevi değerlerle sağlamanın imkansız olduğunu savunmuştur. Eşitlik, insan hakları ve halkın egemenliği gibi kavramların ise metafizikle ilgili içi boş soyutlamalar ve dogmalar olduğunu söyleyerek, demokrasinin yöntemlerini savunanlara da karşı çıkan ve pozitivizmi, bu çerçeve içinde genel bir zihin hali, bir araştırma ruhu olarak tanımlayan pozitivist Auguste Comte'un söz konusu felsefe anlayışı, insan için olumlu ve yapıcı olanın yalnızca olguları gözlemleyerek tasvir etmek olduğunu öne sürer. Onun pozitivizminin en önemli özelliği, doğanın yüce ve mutlak bir amacı olduğu fikrini reddetmesinden meydana gelir.
Comte'un pozitivizmi, ikinci olarak varlıkların özünü ya da varlıkların gizli, içsel nedenlerini bulma çabasından vazgeçer. Bu felsefe yalnızca olguları araştırmak, varlıklar arasındaki sabit ilişkileri gözlemlemek gerektiğini öne sürer.
Comte'a göre, bilimin tek amacı olgular arasında varolan sabit ilişkileri belirlemek, doğa yasalarını bulmaktır. Bu amaç, yalnızca gözlem ve deney yoluyla gerçekleştirilebilir. Başka bir deyişle, bilim deneysel yöntemi kullanır ve bu şekilde, yani deneysel yöntemle kazanılan bilgi, pozitif bilgidir. Comte, insanların zihniyetlerinin değiştirilmesinde, toplumun yeni baştan düzenlenmesinde, söz konusu pozitif bilginin kullanılması gerektiğini belirtir. Pozitif bilgi tarihsel bir evrimin sonucu olan bir bilgidir ve insan zihninin tarihsel olarak ulaştığı en yüksek düzeyi gösterir.
Sosyolojinin bir anlamda kurucusu olarak görülen Comte, toplumsal yapının, bir ilerleme ortamında varlıklarını sürdüren nitelikleri ve organları ile kendi başına var olduğunu söyler. Toplumun statik yönüyle dinamik yönünü birbirinden ayıran Comte'a göre, toplumun statik yönü mülkiyet, dil, din gibi toplumun belirli durağan yönlerinden oluşur. Toplumun statik yönü, insanın doğal yapısına bağlıdır. O, toplumun dinamik yönünü, toplumun ilerleme gücü olarak tanımlamıştır.
İlerleme ise, düşüncedeki ilerlemedir, statik yapıdan en yüksek ölçüde nasıl yararlanmamız gerektiÄŸi konusundaki kavrayışımızı geliÅŸtirmekle ilgili bir husustur. Yoksa, ilerleme toplumun statik yönünü oluÅŸturan öğelerin deÄŸiÅŸimiyle ilgili bir konu deÄŸildir. ÖrneÄŸin, aile kurumu, insanlar metafizik evreden pozitif evreye geçerken deÄŸiÅŸikliÄŸe uÄŸramaz. Fakat pozitivizmin dinamik etkisi, kadınlara yeni bir statü kazandırmaktan oluÅŸur. Aynı ÅŸekilde, yeni düzende mülkiyetten, tek bir insanın çıkarını deÄŸil, fakat baÅŸkalarının çıkarını da hesaba katacak bir biçimde yararlanılacaktır.
Öte yandan, bütün sistemin anahtarı dindir; bununla birlikte, Comte'un yeni dini, insanlığa inanmaktan oluÅŸacaktır. Buradan da anlaşılacağı üzere, o bir tür insanlık dini kurtarmaya çalışmıştır. Onun bu yeni dini, ayin ve törenlerine kadar, Hıristiyanlığın bütün inançlarına baÄŸlıdır, fakat o Tanrı'nın yerine insanlığı, ermiÅŸlerin yerine bilginleri geçirir. Bu insanlık dini, devletin yönetim ÅŸekline de yansıyacaktır. Artık, Comte'a göre, tek insan diye bir ÅŸey olmayacaktır. Tek insan kendi kiÅŸisel çıkarını deÄŸil de, toplumun çıkarını düşünecek, onu kendi çıkarına üstün tutacak ÅŸekilde yetiÅŸtirilecektir. Bu toplumda benciliÄŸin yerini, özgecilik alacaktır.
Fransız Devriminden hemen sonra doğduğu için -Sosyoloji alanındaki- çalışmaları Fransız Devrimine ve Aydınlanma Düşüncesine bir tepki niteliğindedir. Sosyolojiyi Sosyal Statik ve Sosyal Dinamik olmak üzere ikiye ayırır. Sosyal Statik; her toplumdaki göreli istikrarlı ilişkiler ile sosyal yapı üzerinde odaklanır. Sosyal Dinamik ise, insanlığın bir aşamadan diğerine geçmesini, yani toplumdaki değişimi ifade eder. Comte evrimcidir. Tarihi bir ilerleme süreci olarak görür yani iyimserdir. Comte' un üç hal kanununa yani evrim kuramına göre toplumlar üç aşamadan geçer;

a)Teolojik aÅŸama

b)Metafizik aÅŸama

c)Pozitivist aÅŸama.




Similar Topics

Similar topic not found



2 Kullanıcı bu konuyu okuyor

0 üye, 2 ziyaretçi, 0 gizli üye