devam
Aragones, Daum ve RijkaardÖnce şunu belirtelim;
Galatasaray günü kurtarmak için bir hoca almadı.
Galatasaray günü kurtarmak peşinde olan bir hoca da almadı.
Bunlar çok önemli.
Galatasaray kendini bir kez daha ispatlamak isteyen, başarıya hala aç olan, çok kaliteli bir hocaya sahip oldu.
Galatasaray sadece para peşinde koşan Daum gibi bir hoca da almadı...
Aragones gibi; kovulsam da tazminatımı alsam düşüncesinde olan bir hoca da almadı!
Galatasaray Mustafa Denizli gibi kendine güveni lafla değil işlevle olan bir hoca aldı.
Bu farkların altını çizmek istedim.
Rijkaard’ın hedefi açık ve net;Dünya büyüklerine kafa tutmak.
Bunu yapabilmek için de uzun vadeli program ve çalışmaya ihtiyaç duyduğunu biliyor.
Bkz; beş yıllık Barça sürecine...
Herkes buna şapka çıkartmalı!
Herkes Rijkard’ı selamlamalı...
Ayrıca;
Rijkaard tek başına gelmedi ki?Johan Neeskens, Nezih Ali Boloğlu, Albert Roca ve Carlos Cuadrat en az Rijkaard kadar değerli. Takımı mükemmel çalıştırıyorlar. Albert Roca oyuncuları gruplandırıyor ve onların bireysel durumlarına göre yükleme yaptırıyor. Öyle grup halinde idman yok. Her şey ihtiyaca göre planlı. Geçen sene Dr. Mehmet Kurdoğlu da bunun Galatasaray’da yapılmasını istiyordu ama pek başarılamadı.
Geçen yıl Bordeaux maçında 65’ten sonra 'ölü’ bir Galatasaray izledik. Diğer maçlarda da taktiksel anlamda yetersiz, duran toplarda ne yapacağı belirsiz ve ağır atağa çıkan bir Galatasaray izledik.
Bunları uzun uzun anlatmamın sebebi bir takımın başarısında çok etkenin olduğudur.
Sadece hocayı getirmekle şampiyonluk gelmez. Başarı bütünlük ve plan program ister.
Galatasaray geçen yıl Kalli’yi alt yapıya getirerek ‘Futbol Akademisi’nin temelini attı. Şimdi bunun faydalarını görecek.
Bu konuda Rijkaard’a güveniyorum.
Bir zamanlar kemik erimesinden problemi olan Lionel Messi'nin bu hale gelmesinde Rijkaard ve yardımcısının payı çoktur.
Aydın Yılmaz için de Rijkaard’a ve ekibine güveniyorum. Aydın kuvvetlenirse Aziz Yıldırım’ın cebinden bir 15 milyon euro daha çıkabilir...